Eser, hizmet ve kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Parti’mize yönelik teveccüh her seviyede katlanarak artıyor.
Huzur arayan, kardeşlik ve dayanışma arayan; şehrine, ilçesine, beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkes bu ailenin bir ferdi olarak bu çatı altında siyaset yapmak istiyor.
Pazartesi günü bir ilçe belediye başkanımızı, dün ise bir milletvekilimizi daha saflarımıza dâhil ettik.
Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza bastık.
AK Parti ailesine intisap eden tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum.
Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız.
İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz.
Huzur arayan, kardeşlik ve dayanışma arayan; şehrine, ilçesine, beldesine hizmet etmek isteyen hemen herkes bu ailenin bir ferdi olarak bu çatı altında siyaset yapmak istiyor.
Pazartesi günü bir ilçe belediye başkanımızı, dün ise bir milletvekilimizi daha saflarımıza dâhil ettik.
Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza bastık.
AK Parti ailesine intisap eden tüm arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz, safalar getirdiniz diyorum.
Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah bundan sonra tam bir dayanışma içinde olacak, halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız.
İlkelerimizi benimseyen, huzurlu ve saygılı bir atmosferde ülkesi ve milleti için hayırlı bir iş yapmak isteyenleri bünyemize katmaya devam edeceğiz.
Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz.
Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte; görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak; insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir.
Ne pahasına olursa olsun gündem olma ve gündemde kalma kaygısı, bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir.
Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldığına şahit oluyoruz.
Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte; görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak; insan onuru dâhil her türlü değerin, her türlü hassasiyetin önüne geçmektedir.
Ne pahasına olursa olsun gündem olma ve gündemde kalma kaygısı, bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmektedir.
Doğrusunu söylemek gerekirse bu kapana siyasetçiler de düşmektedir.
Maalesef kendi arkadaşlarımızın bir kısmının da bilerek veya bilmeden bu ters akıntıya kapıldığına şahit oluyoruz.
Ne siyaseten ne de iletişim boyutuyla bize herhangi bir faydası olmayan, tam tersine partimize zarar veren bu tür yanlışlara karşı dikkatli olunması gerektiğinin altını önemle çiziyorum.
Recep Tayyip Erdoğan
Sosyal medyanın da tesiriyle etkileşim avcılığı denilen bir hastalığın hem toplumda hem kamuda hem de yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Mahremiyet yok sayılırken özel alan kavramı anlamını yitirmekte; görünür olmak, gündeme gelmek, tartışılmak; insan…
Vatandaşın kalbini kıran, esnafa hoyrat davranan, icraat peşinde değil şov peşinde koşan bir yaklaşım belki muhalefetin siyaset tarzı olabilir ama bunu bizim tasvip etmemiz asla mümkün değildir.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Ruberu iletişimin, yüz yüze etkileşimin, sıcak ve seviyeli bir hasbihâlin yerini hiçbir dijital platform, hiçbir uygulama alamaz.
AK Parti olarak bugün dünyada eşi benzeri olmayan bir teşkilat gücüne sahibiz.
11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz.
Bizim tasavvurumuzda üyelik, sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir.
Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir.
Bunun için her fırsatta şunu diyoruz: Biz sadece siyasi bir parti değiliz, aynı zamanda bir dava hareketiyiz.
Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz.
Üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik.
Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz.
Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum.
11 milyon 500 bini aşkın üyemizle sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en büyük, en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz.
Bizim tasavvurumuzda üyelik, sadece bir kayıt işleminden ibaret değildir.
Bizde üye demek, millete hizmet mücadelesine nefer yazılmak demektir.
Bunun için her fırsatta şunu diyoruz: Biz sadece siyasi bir parti değiliz, aynı zamanda bir dava hareketiyiz.
Biz aynı ideallere inanan, aynı istikbale yürüyen bir gönül hareketiyiz.
Üye sayısında kırdığımız rekorun ardından 2026 senesini Mahalle Çalışmaları Yılı ilan ettik.
Daha fazla sayıda insanımıza ulaşmak, mahallelerdeki varlığımızı daha da güçlendirmek amacıyla yoğun bir çalışmanın içindeyiz.
Muhalefetin bırakın yolunu, adını sanını dahi bilmediği mahallelerde davamıza aşkla hizmet eden, mücadelemize omuz veren kardeşlerimize teşekkür ediyor, mahalle başkanlarımızı yürekten tebrik ediyorum.
2026 Türkiye’sinde 28 Şubat’ın özlemiyle hareket eden zihniyetin tekrar canlandırılmasına izin vermeyeceğiz.
Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından, cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına kesinlikle göz yummayacağız.
Bu ülkede hiç kimsenin saçından, sakalından, çarşafından, cübbesinden, başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, hakarete uğramasına kesinlikle göz yummayacağız.
Bugün Polis Akademisi bünyesindeki 30 farklı okulda eğitimleri sona eren 13 bin 610 öğrencimizin mezuniyet coşkusuna şahitlik etmenin gururunu yaşadık.
Ülkemizin huzur ve emniyeti için vazife üstlenecek evlatlarımızı tebrik ediyor, her birine görevlerinde başarılar diliyorum. 🇹🇷
Ülkemizin huzur ve emniyeti için vazife üstlenecek evlatlarımızı tebrik ediyor, her birine görevlerinde başarılar diliyorum. 🇹🇷
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Devlet olarak polislerimize ve güvenlik birimlerimize en güçlü desteği sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisimizin 33’üncü Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyorum.
İhracatın Şampiyonları Ödülü’nü alan firma ve iş insanlarımızı tebrik ediyorum.
İhracatın Şampiyonları Ödülü’nü alan firma ve iş insanlarımızı tebrik ediyorum.
Konjonktürel gerilimlerin gölgesinde, 2025 yılında %3,6’lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise %2,5 oranında büyüme kaydettik; kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık.
Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık millî motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda.
2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı.
İhracatta yakaladığımız bu ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor.
Türkiye’nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor.
2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi.
Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır.
Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz.
Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek…
İhracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkânlar geliştirerek…
Artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikâyesini daha da ileriye taşıyacağız.
Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık millî motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda.
2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı.
İhracatta yakaladığımız bu ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor.
Türkiye’nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor.
2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi.
Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır.
Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz.
Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek…
İhracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkânlar geliştirerek…
Artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikâyesini daha da ileriye taşıyacağız.
Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik.
Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu miktarı 5 milyar liraya çıkarıyoruz.
Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz.
Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum.
Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu miktarı 5 milyar liraya çıkarıyoruz.
Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz.
Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Türkiye, dünün kendi içine kapanık Türkiye’si değildir. Artık her alanda dünyayla bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye var.