Bugün Polis Akademisi bünyesindeki 30 farklı okulda eğitimleri sona eren 13 bin 610 öğrencimizin mezuniyet coşkusuna şahitlik etmenin gururunu yaşadık.
Ülkemizin huzur ve emniyeti için vazife üstlenecek evlatlarımızı tebrik ediyor, her birine görevlerinde başarılar diliyorum. 🇹🇷
Ülkemizin huzur ve emniyeti için vazife üstlenecek evlatlarımızı tebrik ediyor, her birine görevlerinde başarılar diliyorum. 🇹🇷
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Devlet olarak polislerimize ve güvenlik birimlerimize en güçlü desteği sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Ülkemizdeki 27 sektörü, 61 ihracatçı birliğini ve 140 bini aşkın ihracatçıyı çatısı altında toplayan Türkiye İhracatçılar Meclisimizin 33’üncü Genel Kurulunun hayırlara vesile olmasını diliyorum.
İhracatın Şampiyonları Ödülü’nü alan firma ve iş insanlarımızı tebrik ediyorum.
İhracatın Şampiyonları Ödülü’nü alan firma ve iş insanlarımızı tebrik ediyorum.
Konjonktürel gerilimlerin gölgesinde, 2025 yılında %3,6’lık büyüme ve 2026 yılının ilk çeyreğinde ise %2,5 oranında büyüme kaydettik; kesintisiz büyüme performansımızı son 23 çeyreğe taşıdık.
Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık millî motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda.
2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı.
İhracatta yakaladığımız bu ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor.
Türkiye’nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor.
2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi.
Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır.
Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz.
Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek…
İhracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkânlar geliştirerek…
Artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikâyesini daha da ileriye taşıyacağız.
Küresel pazarlarda bayrağımızın dalgalanmadığı tek bir gümrük kapısı bırakmama şiarıyla gerçekleştirdiğimiz ihracattaki başarılarımız, artık millî motivasyon kaynağımız haline gelmiş durumda.
2025 yılında mal ve hizmet ihracatımız 395,9 milyar dolarla cumhuriyet tarihimizin rekorunu kırdı.
İhracatta yakaladığımız bu ivme, hamdolsun 2026 yılında da kaldığı yerden devam ediyor.
Türkiye’nin ihracatındaki artış sadece nicelik olarak değil, nitelik olarak da büyük bir gelişim gösteriyor.
2002 yılında 10 milyar dolar olan orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracatımız, 2025 yılında 112 milyar dolara yükseldi.
Etrafındaki onca sıkıntıya, çatışmaya, krize rağmen dünyada ülkemizin ihracattaki bu hızlı yükselişiyle mukayese edilebilecek pek az örnek vardır.
Elbette buralarda durmayacağız, mevcutla yetinmeyeceğiz.
Yakın coğrafyalarda yoğunlaşan ihracat ağımızı daha uzak coğrafyalara doğru genişleterek…
İhracatçımızın yeni ihtiyaçlarını karşılayacak yeni imkânlar geliştirerek…
Artan ihracatımızın hızına ve ihtiyaçlarına uygun finansmanı sağlayacak yeni mekanizmalarla bu başarı hikâyesini daha da ileriye taşıyacağız.
Daha önce 300 milyon lira olan reeskont kredilerinin günlük limitini 4,5 milyar liraya yükseltmiştik.
Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu miktarı 5 milyar liraya çıkarıyoruz.
Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz.
Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum.
Bu defa ilave 500 milyon lira ile bu miktarı 5 milyar liraya çıkarıyoruz.
Bir diğer ifadeyle, 3 yıl önce 300 milyon lira olan reeskont kredileri günlük limitini yaklaşık 17 kat artırarak 5 milyar liraya yükseltmiş oluyoruz.
Tüm ihracat ailemize hayırlı olmasını diliyorum.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Türkiye, dünün kendi içine kapanık Türkiye’si değildir. Artık her alanda dünyayla bütünleşmiş, göz hizasında ilişkiler kurma kabiliyeti kazanmış, büyük devletlerin saygı duyduğu bir Türkiye var.
Türk sinemasının usta aktörlerinden Kadir İnanır’ın vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim.
Sayın Kadir İnanır’a Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Sayın Kadir İnanır’a Allah’tan rahmet niyaz ediyor; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm sanat camiamıza başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
AK Parti İstişare ve Değerlendirme Toplantılarımızın 33’üncüsü vesilesiyle iki gün boyunca yapacağımız istişarelerin partimiz, ülkemiz ve milletimiz için hayırlara vesile olmasını Rabb’imden niyaz ediyorum. #ÇeyrekAsırlıkDestan
86 milyon olarak bizim başka vatanımız yok, başka yurdumuz yok, mensubu olduğumuz başka milletimiz yok; biz burada hep birlikteyiz, biriz, beraberiz; son nefesimize kadar da inşallah burada olacağız.
Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir; bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır.
Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun…
Dedeleri nereden gelmiş olursa olsun…
Mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun…
Değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir.
Ve bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir.
86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Türkiye Cumhuriyeti kimliğine sahip olan hiç kimse vatan toprağında misafir değildir, kiracı değildir, sığıntı değildir, öteki değildir, üvey evlat değildir; bilakis hepsi de bu vatan toprağında mülk sahibidir, ev sahibidir, bu milletin asli unsurudur, bu milletin öz evladıdır.
Yaşadığı coğrafya neresi olursa olsun…
Dedeleri nereden gelmiş olursa olsun…
Mezhebi, meşrebi, kökeni, görüşü, düşüncesi her ne olursa olsun…
Değil mi ki Türkiye Cumhuriyeti’nin vatandaşıdır; o halde herkes kadar bu ülkenin, bu vatanın, bu devletin sahibidir.
Ve bu devlet bir zümrenin, bir kitlenin, belli bir grubun, belli bir kökenin değil; bu topraklar üzerinde yaşayan 86 milyonun tamamının devletidir.
86 milyonun her bir ferdi, bilaistisna bu devletin eşit derecede sahibidir. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Biz bizden farklı düşünüyor diye hiç kimseye husumet beslemedik.
Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez; geçmişteki gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez.
Kimse bize öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz; mütekebbir bir üslupla bize ders veremez.
Bu hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir.
Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir.
Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır.
AK Parti’yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Ama şunu da herkes bilsin ki kendisinden farklı düşünüyoruz diye hiç kimse de bize husumet besleyemez; geçmişteki gibi parmak sallamaya, ayar vermeye, istikamet çizmeye yeltenemez.
Kimse bize öz yurdumuzda, öz toprağımızda ayrımcılık yapamaz; mütekebbir bir üslupla bize ders veremez.
Bu hiç kimsenin haddi de hakkı da değildir.
Kim ki bu milletin fertleri arasında ayrımcılık yapmaya çalışıyorsa bu milletin hasımlarına hizmet etmektedir.
Kim ki bu ülkenin kadınlarını kılık kıyafetine göre ayrıştırıyorsa Türkiye düşmanlarına taşeronluk yapmaktadır.
AK Parti’yi işte bu temel ilkeler üzerine inşa ettik, 25 yıldır da bu ilkeler ekseninde mücadele veriyoruz. #ÇeyrekAsırlıkDestan
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Başörtüsü anormal değildir, marjinal değildir, radikal değildir, ekstrem değildir; belli bir tarikatın, belli bir cemaatin veya ideolojinin sembolü hiç değildir.
Başörtüsü bu toprakların normalidir, inşallah ebediyen de normal olacaktır.
Başörtüsü bu toprakların normalidir, inşallah ebediyen de normal olacaktır.