Pakistan İslam Cumhuriyeti Başbakanı, kardeşim Sayın Şahbaz Şerif’i ve kıymetli heyeti İstanbul’da ağırlamaktan büyük memnuniyet duydum. 🇹🇷🇵🇰
Bugün yaptığımız görüşmelerde ikili ilişkilerimiz başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında görüş teatisinde bulunduk.
İslamabad Mutabakatı’yla sağlanan sükûnet sayesinde tüm dünya derin bir nefes almıştır.
Biz de bölgemizde gerilimin azaltılmasına ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine katkı sağlayacak her adımı destekledik, destekliyoruz.
İsrail yönetiminin, mutabakatı dinamitlemeye yönelik tahriklerini dikkatle takip ediyoruz.
Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükûmetinin coğrafyamızı tekrar barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat verilmemelidir.
Türkiye, hangi inanca mensup olursa olsun bölge sakinlerinin tamamının huzur ve güven içinde yaşadığı bir iklimin hâkim olmasını istemektedir.
Böyle bir iklimin tesisi için de her türlü gayreti gösteriyoruz.
Bölgemizde barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için Pakistan başta olmak üzere kardeş ülkelerle dayanışma halinde çalışmayı sürdüreceğiz.
Pakistan’la her alanda dayanışmamız sürüyor.
Ticaret hacmimizi evvelce belirlediğimiz 5 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefimizi teyit ettik.
Pakistan’la enerji, ulaştırma, kritik mineraller ve bilgi teknolojileri alanında iş birliğimizi derinleştirmek istiyoruz.
Ekonomik ilişkilerimizin en önemli unsurlarından olan savunma sanayisi alanındaki iş birliğimiz yeni projelerle her geçen gün gelişiyor.
Aşama aşama hayata geçirdiğimiz bu projelerin, Pakistan’ın gücüne güç katacağına inanıyorum.
Bugün yaptığımız görüşmelerde ikili ilişkilerimiz başta olmak üzere bölgesel ve küresel meseleler hakkında görüş teatisinde bulunduk.
İslamabad Mutabakatı’yla sağlanan sükûnet sayesinde tüm dünya derin bir nefes almıştır.
Biz de bölgemizde gerilimin azaltılmasına ve sorunların diplomasi yoluyla çözülmesine katkı sağlayacak her adımı destekledik, destekliyoruz.
İsrail yönetiminin, mutabakatı dinamitlemeye yönelik tahriklerini dikkatle takip ediyoruz.
Savaş bağımlısı mevcut İsrail hükûmetinin coğrafyamızı tekrar barut ve kan kokusuna boğmasına fırsat verilmemelidir.
Türkiye, hangi inanca mensup olursa olsun bölge sakinlerinin tamamının huzur ve güven içinde yaşadığı bir iklimin hâkim olmasını istemektedir.
Böyle bir iklimin tesisi için de her türlü gayreti gösteriyoruz.
Bölgemizde barış, istikrar ve refahın güçlendirilmesi için Pakistan başta olmak üzere kardeş ülkelerle dayanışma halinde çalışmayı sürdüreceğiz.
Pakistan’la her alanda dayanışmamız sürüyor.
Ticaret hacmimizi evvelce belirlediğimiz 5 milyar dolar seviyesine çıkarma hedefimizi teyit ettik.
Pakistan’la enerji, ulaştırma, kritik mineraller ve bilgi teknolojileri alanında iş birliğimizi derinleştirmek istiyoruz.
Ekonomik ilişkilerimizin en önemli unsurlarından olan savunma sanayisi alanındaki iş birliğimiz yeni projelerle her geçen gün gelişiyor.
Aşama aşama hayata geçirdiğimiz bu projelerin, Pakistan’ın gücüne güç katacağına inanıyorum.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
NATO Ankara Zirvesi vesilesiyle ülkemize resmî bir ziyaret gerçekleştiren ABD Başkanı, değerli dostum Sayın Donald Trump’ı ağırlamaktan memnuniyet duydum.
Gündemimizdeki pek çok meseleyi, inanıyorum ki Sayın Başkan’la dayanışmamız ve güçlü ilişkilerimiz sayesinde hayırlı bir neticeye ulaştıracağız. 🇹🇷🇺🇸
Gündemimizdeki pek çok meseleyi, inanıyorum ki Sayın Başkan’la dayanışmamız ve güçlü ilişkilerimiz sayesinde hayırlı bir neticeye ulaştıracağız. 🇹🇷🇺🇸
Ülkemizde 22 yıl aradan sonra ikinci, başkentimizde ise ilk defa tertiplediğimiz NATO Zirvemizi başarıyla tamamladık.
Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihî zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. #NATOsummit
Avrupa-Atlantik güvenliğinin sınandığı bir dönemde ev sahipliği yaptığımız bu tarihî zirve, ortak geleceğimize yön verecek nitelikte icra edilmiştir. #NATOsummit
NATO Ankara Zirvesi’nde, İttifak içinde Avrupalı müttefiklerin daha fazla sorumluluk üstleneceği, adil bir külfet paylaşımı suretiyle askerî kapasitelerimizin tahkim edileceği daha güçlü bir NATO’nun temellerini atmış bulunuyoruz. #NATOsummit
Türkiye olarak Soğuk Savaş sonrası dönemin barış hasılasından Avrupalı dostlarımız kadar istifade edemedik.
Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı.
Ama bugün savunma harcamaları, askerî yetenekler ve savunma sanayisinde birçok müttefikten hayli ilerideyiz. #NATOsummit
Birçok kriz ve çatışma bizim çevremizde yaşandı.
Ama bugün savunma harcamaları, askerî yetenekler ve savunma sanayisinde birçok müttefikten hayli ilerideyiz. #NATOsummit
NATO’nun kolektif savunmayı tekrar merkeze alan yeni döneminde adil külfet paylaşımı konusunda daha fazla sorumluluk üstlenmeye hazırız.
F-16 uçaklarımız NATO Hava Polisliği Misyonu kapsamında Estonya’da konuşlanacak.
Kosova’daki NATO KFOR Harekâtı’nın Ekim ayında üstlendiğimiz komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğiz.
2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz.
Türkiye olarak NATO’daki daha nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. #NATOsummit
F-16 uçaklarımız NATO Hava Polisliği Misyonu kapsamında Estonya’da konuşlanacak.
Kosova’daki NATO KFOR Harekâtı’nın Ekim ayında üstlendiğimiz komutasını 2026 Eylül sonuna kadar sürdüreceğiz.
2028-2029 yıllarında İttifak Mukabele Kuvvetine komuta edeceğiz.
Türkiye olarak NATO’daki daha nice misyona ciddi katkılar sunuyoruz. #NATOsummit
Müttefikler arasında savunma sanayisi ürünlerinin ticaretine yönelik bazı engellemeler, her ne kadar azalmış olsa da hâlen devam ediyor.
Bunların amasız ve fakatsız kaldırılması gerekiyor.
Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. #NATOsummit
Bunların amasız ve fakatsız kaldırılması gerekiyor.
Bu hususa zirve bildirisinde de özel olarak vurgu yapılmasını sağladık. #NATOsummit
NATO, birbirine bağımlı ülkelerin değil, birbirine güç katan müttefiklerin ittifakı olmalıdır.
NATO’nun savunma sektörü ile daha sıkı iş birlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi, müttefiklerce kabul edildi. #NATOsummit
NATO’nun savunma sektörü ile daha sıkı iş birlikleri geliştirmesine dair Ankara Stratejisi, müttefiklerce kabul edildi. #NATOsummit
NATO Ankara Zirvesi’nde müttefiklerin dayanışma ruhu çok açık biçimde tezahür etti.
Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti.
Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz. #NATOsummit
Zirveye tüm müttefikler lider düzeyinde iştirak etti.
Bunu Türkiye’ye duyulan güvenin ve diplomasimizin saygınlığının yeni bir ispatı olarak görüyoruz. #NATOsummit
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
Biz sadece Kara Kuvvetlerinin tarihi 2 bin 235 yılı geçen, tarihini şanlı zaferlerle ilmek ilmek dokumuş büyük bir milletiz.
NATO’da kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. #NATOsummit
NATO’da kendi savaş uçağını, kendi tankını, kendi gemilerini üreten, kendi hava savunma sistemlerini geliştiren ender müttefiklerden biriyiz. #NATOsummit
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Türkiye’nin büyüklüğünü, Türk milletinin eşsiz misafirperverliğini dünyaya bir kez daha gösteren Ankaralı kardeşlerime, fedakârca emek veren tüm görevlilerimize en kalbî şükranlarımı sunuyorum.
NATO Ankara Zirvemiz hayırlara vesile olsun. #NATOsummit 🇹🇷
NATO Ankara Zirvemiz hayırlara vesile olsun. #NATOsummit 🇹🇷
Türkiye’nin ev sahipliğinde Ankara’da gerçekleştirdiğimiz 36’ncı NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi’ni başarıyla tamamlamış bulunuyoruz.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra ettiğimiz Zirve’ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100’e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir.
Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir.
Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; 1.800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur.
Zirve’yi rekor bir katılımla 2.500’ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır.
Ankara’mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve’nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakârca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.
NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte’ye hassaten teşekkür ediyorum.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde icra ettiğimiz Zirve’ye NATO üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanının yanı sıra 100’e yakın bakan, üst düzey diplomat, uluslararası kuruluş temsilcisi ve davetli iştirak etmiştir.
Zirve sürecinde güvenliğin en üst düzeyde sağlanması ile vatandaşlarımızın hak ve özgürlüklerinin korunması arasında hassas bir denge gözetilmiştir.
Alınan güvenlik, ulaşım, koordinasyon ve kamu düzeni tedbirleri; liderlerin güvenliği, şehir hayatının sürdürülebilirliği ve uluslararası kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla titizlikle planlanmış, vatandaşlarımızın günlük yaşamlarının aksatılmamasına özellikle ehemmiyet gösterilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanemiz, uluslararası medya merkezi olarak hizmet vermiş; 1.800 kişilik çalışma alanı, 40 montaj odası ve çok sayıda canlı yayın noktası basın mensuplarının istifadesine sunulmuştur.
Zirve’yi rekor bir katılımla 2.500’ü aşkın basın mensubu takip etmiş; TRT koordinasyonunda 96 kamera, 18 naklen yayın aracı ve 26 farklı noktadan yapılan yayınlarla Ankara Zirvesi tüm dünyaya ulaştırılmıştır.
Ankara’mızın tanıtımına da büyük katkı sunan Zirve boyunca gösterdikleri hoşgörü ve eşsiz misafirperverlik için Ankaralı hemşehrilerime gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Kolluk kuvvetlerimiz başta olmak üzere medyadan teknik işlere, sağlıktan ulaşıma, protokolden ikram hizmetlerine kadar birçok alanda Zirve’nin sorunsuz şekilde gerçekleştirilmesi için fedakârca görev yapan tüm kardeşlerime şahsım ve milletim adına şükranlarımı ifade ediyorum.
NATO Ankara Zirvesi’nin hazırlık ve icrasında gösterdiği iş birliği odaklı yaklaşım ve çabaları için Genel Sekreter Sayın Mark Rutte’ye hassaten teşekkür ediyorum.
Küresel güvenlik mimarisinin büyük güç rekabeti, hibrit tehditler, bölgesel krizler ve yeni teknolojilerle yeniden şekillendiği bir dönemde icra edilen bu Zirve, ülkemizin küresel güvenlik mimarisindeki merkezî rolünü, diplomasi kapasitesini ve müttefiklik sorumluluğunu bir kez daha ortaya koymuştur.
“NATO 3.0” vizyonu, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve İttifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir.
Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.
Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan Zirve’de ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arası iş birliği imkânları ele alınmıştır.
Zirve marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik.
Bu temaslarda ikili ilişkiler, AB ile münasebetler, savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Balkan Barış Platformu, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar başlıkları başta olmak üzere birçok kritik konu ele alınmıştır. Zirve marjında ayrıca Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalanmış, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri de başlatılmıştır.
Özellikle Zirve vesilesiyle ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, millî muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum.
“NATO 3.0” vizyonu, Avrupa’nın savunma kapasitesini güçlendirmeyi ve İttifakın yeni döneme daha hazırlıklı biçimde uyum sağlamasını hedeflemektedir.
Türkiye ise sahip olduğu askerî kabiliyet, stratejik konum, diplomatik birikim ve savunma sanayisi kapasitesiyle bu dönüşümün tam merkezinde NATO’nun en güçlü aktörlerinden biri olarak yer almaktadır.
Savunma Sanayisi Forumu ile başlayan Zirve’de ortak üretim, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi, savunma teknolojilerinde eş güdüm ve müttefikler arası iş birliği imkânları ele alınmıştır.
Zirve marjında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, ABD Başkanı Donald Trump, Kanada Başbakanı Mark Carney, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara, AB Konseyi Başkanı Antonio Costa, AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini ve Arnavutluk Başbakanı Edi Rama ile ikili görüşmeler gerçekleştirdik.
Bu temaslarda ikili ilişkiler, AB ile münasebetler, savunma sanayisi, ticaret, enerji, güvenlik, Avrupa-Atlantik güvenliği, Balkan Barış Platformu, Rusya-Ukrayna savaşı, İran-ABD süreci, Gazze, Libya, Suriye ve bölgesel istikrar başlıkları başta olmak üzere birçok kritik konu ele alınmıştır. Zirve marjında ayrıca Birleşik Krallık ile Güvenlik ve Savunma Ortaklığı Anlaşması imzalanmış, Kanada ile Serbest Ticaret Anlaşması müzakereleri de başlatılmıştır.
Özellikle Zirve vesilesiyle ülkemize resmî ziyaret gerçekleştiren kıymetli dostum ABD Başkanı Sayın Trump ile gerçekleştirdiğimiz yapıcı ve verimli görüşmelerin, millî muharip uçağımız KAAN ve F-35 programı başta olmak üzere savunma sanayisi alanında ülkemizin beklentilerine uygun somut neticelere vesile olacağına inanıyorum.
Zirve’de aldığımız kararlarla NATO’nun caydırıcılık ve savunma kapasitesini güçlendirme, transatlantik bağı tahkim etme ve İttifakın geleceğini daha güçlü bir Avrupa, daha güçlü bir NATO anlayışı temelinde inşa etme irademizi bir kez daha ortaya koyduk.
Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığımızı teyit ettik.
Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zekâ, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve’nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı.
Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askerî kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.
Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir.
Savunma harcamalarımızı 2030’dan önce %3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise hâlihazırda %1,5’lik bütçe payına ulaşmış durumdayız.
Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik.
Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir.
Ankara Zirvesi Sonuç Bildirisi’nde Washington Antlaşması’nın 5’inci maddesine ve kolektif savunma ilkesine olan sarsılmaz bağlılığımızı teyit ettik.
Bildiride ayrıca müttefikler arasındaki savunma ticareti engellerinin kaldırılması, 50 milyar doları aşan yeni savunma tedarik anlaşmaları, Ukrayna’ya askerî teçhizat, yardım ve eğitim desteği sağlanması gibi konuların yanı sıra savunma sanayisi kapasitesinin artırılması; yapay zekâ, siber güvenlik, uzay, entegre hava ve füze savunması, insansız sistemler ve derin hassas vuruş kabiliyetleri gibi alanlarda İttifakın daha güçlü ve hazırlıklı hale getirilmesi de Zirve’nin öncelikli başlıkları arasında yer aldı.
Türkiye olarak biz de sahip olduğumuz tecrübe, askerî kabiliyet ve gelişen savunma sanayisi altyapımızla bu sürece en güçlü katkıyı sunmaya devam edeceğiz.
Türkiye, yalnızca ev sahibi ülke değil, İttifakın savunma, diplomasi ve kriz çözme kapasitesine doğrudan katkı sunan kilit bir müttefiktir.
Savunma harcamalarımızı 2030’dan önce %3,5 seviyesine çıkarma irademizi ortaya koyduk. Güvenlik ve dayanıklılıkla bağlantılı harcamalarda ise hâlihazırda %1,5’lik bütçe payına ulaşmış durumdayız.
Çelik Kubbe Projesi için hava ve füze savunma kabiliyetlerine 24 milyar dolar ilave bütçe ayırdığımızı da ifade ettik.
Bu vesileyle ayrıca belirtmek gerekir ki Türkiye, Rusya-Ukrayna savaşında barış için iletişim kanallarını açık tutarken; İran-ABD sürecinde itidal, diplomasi ve kalıcı barışı; Gazze, Lübnan ve Libya başlıklarında da ateşkes, istikrar ve çok taraflı iş birliği yaklaşımını savunmaya devam etmektedir.
İki günlük yoğun Ankara Zirvesi, Türkiye’nin NATO’nun güvenlik gündemine yön veren, krizlerde diyalog kanallarını açık tutan, bölgesel barış perspektifini koruyan ve savunma sanayisi kapasitesiyle İttifakın dönüşümüne somut katkı sağlayan merkezî bir aktör olduğunu göstermiştir.
Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Türkiye olarak müttefiklerimizle iş birliğimizi güçlendirmeye, küresel barış ve güvenliğe katkı sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.
Bugün 125’i dost ve kardeş ülkelerden gelen misafir askerî personel olmak üzere toplam 301 subayımızın gurur gününe iştirak ettik, mezuniyet sevinçlerini paylaştık. 🇹🇷
Dereceye girenlerle birlikte 16’ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimi’ni neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Diplomasını alan subaylarımız, kurmay ünvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerimize, devletimize ve milletimize inşallah yüksek bir vazife şuuruyla hizmet edecekler.
Kurmay subaylarımıza yeni vazifelerinde şimdiden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.
Dereceye girenlerle birlikte 16’ncı Dönem Müşterek Komuta ve Kurmay Eğitimi ile 8’inci Dönem Kuvvet Harp Enstitüleri Komuta ve Kurmay Eğitimi’ni neticelendiren tüm subaylarımızı ayrı ayrı tebrik ediyorum.
Diplomasını alan subaylarımız, kurmay ünvanıyla farklı kademelerde Türk Silahlı Kuvvetlerimize, devletimize ve milletimize inşallah yüksek bir vazife şuuruyla hizmet edecekler.
Kurmay subaylarımıza yeni vazifelerinde şimdiden üstün muvaffakiyetler temenni ediyorum.