Recep Tayyip Erdoğan
✔
91.4K subscribers
3.79K photos
882 videos
36 links
Türkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı - President of Türkiye and AK Party Chairman
Download Telegram
On yıl gibi kısa sürede Millî Savunma Üniversitemiz, küresel ölçekte yıldızı parlayan en seçkin eğitim kurumlarımızdan biri haline gelmiştir.

Vatanına, milletine, devletine aşkla bağlı; donanımlı, vicdanlı, öz güven ve sorumluluk sahibi subay ve astsubayların yetiştiği bu ocak, milletimizin iftihar kaynağıdır.

Savunma, güvenlik ve strateji gibi alanlarda yürüttüğü araştırmalarla…

Ulusal ve uluslararası yayın, rapor ve danışmanlık faaliyetleriyle…

Askerî harekât ortamı ve askerî kültürün gelişimine yönelik doktriner çözümleriyle Üniversitemiz, hayati bir misyonu yerine getirmektedir.

Millî Savunma Üniversitemiz; bünyesindeki yedi enstitü, üç harp okulu, dört astsubay meslek yüksekokulu ve yabancı diller yüksekokulu ile bir yandan millî iradeyi hareket noktası olarak belirleyen vatan ve millet sevdalısı genç yürekleri ülkemize kazandırırken diğer yandan askerî bilimler müktesebatımızın daha da derinleşmesinde başrolü üstleniyor.

Hükûmet olarak kurulduğu günden beri Üniversitemizin yanında olduk.

Bundan sonra da Millî Savunma Üniversitemizin daha da güçlenmesi için ne gerekiyorsa yapacağız.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Türk milleti olarak dünyada başka hiçbir milletle mukayese edilemeyecek ölçüde köklü ve zengin bir askerî birikime sahibiz.
Tarihin gördüğü en vahşi soykırımlardan biri olan Srebrenitsa’nın 31’inci yılında, katledilen tüm Boşnak kardeşlerimizi rahmetle ve hüzünle yâd ediyorum.

Şehitlerimizin aziz hatıralarını saygıyla anıyor, ailelerine ve yakınlarına sabır niyaz ediyorum.

Srebrenitsa’yı asla unutmayacağız.
Çok kıymetli dostum, Katar Devleti Baba Emîri Şeyh Hamad bin Halife El Sani'nin vefat ettiğini büyük bir üzüntüyle öğrendim.

Başbakanlığım döneminde uluslararası alanda birlikte mesai yaptığım; Türkiye ve Katar Devleti arasındaki siyasi, ticari, askerî, beşerî ve kültürel ilişkilerin bugünkü seviyesine ulaşmasında büyük emeği bulunan; İslam dünyasının huzuru, bölgemizin istikrarı ve Katar halkının refahı için samimi çabalarına şahit olduğum Şeyh Hamad bin Halife El Sani'ye Cenab-ı Allah'tan rahmet diliyorum.

Başta değerli kardeşim Katar Emîri Şeyh Temim bin Hamad El Sani olmak üzere merhum Baba Emîr'in ailesine, dost ve kardeş Katar halkına ve İslam dünyasına şahsım, ailem ve milletim adına başsağlığı dileklerimi iletiyorum.
Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki NATO Zirvesi’ne İttifak üyesi 32 devlet ve hükûmet başkanı iştirak etti.

Liderlerin yanı sıra yüze yakın bakanı, bini delege olmak üzere 4 bin 800 üst düzey diplomatı, uluslararası kuruluş temsilcisini ve davetliyi Ankara’da misafir ettik.
NATO zirveleri güvenliğin en üst düzeyde gözetildiği, en küçük bir ihmale ve dikkatsizliğe mahal verilmeyen uluslararası toplantılardır.

Tedbirler noktasında biz de işi şansa bırakmadık.

Zirve sebebiyle günlük hayatı etkilenmiş tüm Ankaralı kardeşlerime sabırları ve anlayışları için teşekkür ediyorum.

Ankara, tarihî bir zirveye tarihî bir başarıyla ev sahipliği yapmak suretiyle uluslararası alanda görünürlüğünü hiç olmadığı kadar artırmıştır.

Ankara’nın artık bir dünya şehri olduğu bu vesileyle tescil edilmiştir.

Bunun yansımalarını özellikle turizmde göreceğimizi düşünüyorum.

Bu sene cumhuriyetimizin 103’üncü yıl dönümünü Türk dünyasından kardeşlerimizle beraber Ankara’da coşkuyla kutlayacağız.

İnşallah aynı başarıyı 29-30 Ekim tarihlerinde düzenleyeceğimiz 13’üncü Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde de sergileyeceğiz.
Maalesef Türkiye’de kendi devleti ve hükûmeti hakkında olumlu tek cümle dahi duymaya tahammül edemeyen marjinal bir kesim var.

Bunlar tüm misafirlerimizin ülkemizden sitayişle bahsetmesini içlerine sindiremiyor.

Öyle ki NATO Ankara Zirvesi’ne ve Türkiye’nin müstesna ev sahipliğine kara çalmak için günlerdir akla hayale gelmedik hezeyanlar üretiyorlar.

Siyasetin değil, tababetin konusu olan bu güruhu ve saçmalıkları gördükçe inanın onlar adına sadece üzülüyoruz.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
Önemli bir kısmına iştirak ettiğim diğer NATO toplantılarına kıyasla Ankara Zirvesi, medyanın en yoğun ilgi gösterdiği zirvelerden biri olmuştur.

Bu ilginin gerek uluslararası basında gerekse sosyal medya mecralarında hâlen devam ettiğini görüyoruz.
NATO Zirvesi, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne gerek var” diyenlere, “iktidara gelirsek Külliye’yi yıkacağız” diyen vizyon fukaralarına bu eserin ne işe yaradığını, ne amaçla inşa edildiğini, Türkiye için ne manaya geldiğini çok net biçimde göstermiştir.

Cumhurbaşkanlığı Külliyemiz, tıpkı Gazi Meclisimiz gibi devletimizin ve 86 milyonun temsil makamıdır.

Malum çevrelerin hedef aldığı bu mekân Milletin Evi’dir.

Burası, asırlardan süzülüp gelen devlet aklının, milletimizin dünya sahnesindeki itibarının, Türkiye’nin güç ve ağırlığının mimari zemindeki buluşma noktasıdır.   

Eski nizamın yoğun bakımda olduğu, yeni sistemin ise doğum sancıları çektiği bu dönemde küresel diplomasinin kalbi Külliyemizde atmaktadır.
“Beş dakikacık bir görüşme” için muhataplarına yalvaran zavallıların sırf gündeme gelebilmek için yaptığı eleştirilere sadece gülüp geçiyoruz.

Yabancılaşma kötüdür ama kişinin kendi ülkesine, kendi milletine yabancılaşması, hatta düşmanlaşması çok daha kötüdür.

Her zaman söylediğim gibi, Türkiye Cumhuriyeti hepimizin ortak devletidir.

Hangi partiden, görüşten, kökenden olursak olalım hepimiz bu devletin vatandaşıyız, bu aziz milletin ferdiyiz.

Türkiye için iyi olan hepimiz için iyidir, faydalıdır, hayırlıdır.

Türkiye’nin başarısı 86 milyonun tamamının başarısıdır.

Türkiye’nin sıkıntısı ise bilaistisna hepimizin sıkıntısıdır.

Millî meselelerin, ideolojik kavga ve siyasi polemiklerin aparatı yapılmasını biz doğru bulmuyoruz.
Yatırım Taahhütlü Avans Kredisi Programı’nın kapsamını ve bütçesini genişletiyoruz.

Kriterleri Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız tarafından ilan edilecek bu yeni uygulama için program bütçesini 750 milyar liraya çıkarıyoruz.

Sanayicilerimizin sadece yeni yatırımları için değil, işletme sermayesi noktasında da uygun koşullu finansmana erişim imkânını güçlendiriyoruz.

Hayata geçirdiğimiz yeni finansman programı ile 250 milyar liralık uygun koşullu bir kredi paketini daha imalat sanayisinin istifadesine sunuyoruz.  

Program paydaşı bankalardan piyasa koşullarından daha cazip olan, 6 ay ana para ödemesiz, 36 aya kadar vadeli kredilerin 12 puanlık maliyetini de hükûmet olarak biz karşılıyoruz.

Bu iki program sayesinde imalat sanayisi için toplam 1 trilyon liralık uygun koşullu kredinin önünü açmış oluyoruz.

Sanayi sektörümüze ve ülkemize hayırlı olsun.
Türkiye Cumhuriyeti, mazisi şanla, şerefle dolu binlerce yıllık devletler silsilemizin son halkasıdır.

Mehter marşından, yeniçeriden, merasimlerin tam da tarihimize yaraşır biçimde icra edilmesinden rahatsız olanlara şunu hatırlatıyorum:

Artık reddimiras yapan bir Türkiye yok.
15 Temmuz hain darbe teşebbüsünün 10’uncu yılında, vatanı, bayrağı, ezanı ve millî iradeyi müdafaa ederken şehadet şerbeti içen 253 kahramanımızı rahmetle, minnetle yâd ediyorum.

Darbecilerin ölüm kusan silahlarına göğsünü siper eden gazilerimize Cenab-ı Allah’tan sağlık, afiyet ve hayırlı ömürler diliyorum.

15 Temmuz destanını iftiharla selamladığımız bu önemli yıl dönümünde, kahraman şehitlerimizin aziz ruhlarını hatmişeriflerle, dualarla, Kur’an-ı Kerim tilavetleriyle şad eyleyen tüm vatandaşlarıma teşekkür ediyorum.

Rabb’im cümle şühedanın mekânını inşallah cennet eylesin.

O karanlık gece boyunca istiklal ve istikbaline sahip çıkan…

Okunan salaları manevi bir zırh gibi kuşanıp şanlı bir direnişe imza atan…

Esarete boyun eğmeyeceğini, zulme rıza göstermeyeceğini dünyaya ilan eden her bir vatandaşıma, her bir kardeşime şükranlarımı sunuyorum.

Milletimizin istiklali, devletimizin bekası, demokrasimizin geleceği uğruna baş verse dahi baş eğmeyen yiğitleri daima şükranla anacak, destanlaşan mücadelelerini her zaman gururla hatırlayacağız.
15 Temmuz gecesi “hâkimiyet kayıtsız şartsız milletindir” düsturuna sahip çıkarak millî irade düşmanlarını püskürten Gazi Meclisimizle ve onun vatanperver üyeleriyle iftihar ediyoruz.

Meclisimizin necip mensuplarının, bundan sonra da inşallah aynı azim ve kararlılıkla millî irade ve millî egemenliğe yönelik tehditlere karşı tam bir dayanışma içinde hareket edeceğine yürekten inanıyorum.
FETÖ kaynaklı tehdit karantinaya alınmış olmakla birlikte FETÖ tehlikesi hâlen devam etmektedir.

Yalanı su gibi içen, bukalemun gibi sürekli renk değiştiren böylesine sinsi bir yapıyla mücadele asla rehavete gelmez, tavsamayı hiçbir surette kaldırmaz.

Altını çizerek söylemek istiyorum:

Demokrasinin imkânlarını kullanıp kurumların içine sızarak güç devşiren, fırsatını bulduğu ilk anda da kendi insanına silah doğrultan habis bir zihniyetle karşı karşıya olduğumuzu hiçbir zaman unutmamalıyız.

Çünkü Allah muhafaza, unutursak eski sıkıntıları tekrar yaşarız.

Unutursak şehitlerimize olan görevimizi yerine getirmemiş oluruz.

Unutursak 86 milyonun emanetine hakkıyla sahip çıkmamış oluruz.

O yüzden unutmayacağız, dikkatli olacağız, tetikte olacağız, müteyakkız olacağız, örgütle mücadelede gardımızı bir an olsun düşürmeyeceğiz.

Zalime merhamet etmek, mazluma zulmetmek demektir.

Biz ne bugün ne yarın böyle bir gaflete inşallah düşmeyeceğiz.
Media is too big
VIEW IN TELEGRAM
15 Temmuz; iç vesayet odaklarının dışarıdaki mahfillerle iş birliği içinde gerçekleştirdikleri Sevr’i tekrar diriltmeyi, Türkiye’yi bir sömürge ülkesi haline dönüştürmeyi amaçlayan güncellenmiş bir emperyalist projedir.
FETÖ’cülerin engellemeye çalıştığı Türkiye Yüzyılı’nın inşası başlamıştır. Bunun önünü Allah’ın izniyle hiçbir karanlık güç kesemeyecektir.