İnsan Kalabilmek!
Yüce Rabbimiz, insanı; aklıyla düşünen, kalbiyle hisseden, iradesiyle seçen ve yaptığı tercihlerle hayatına anlam katan müstesna bir varlık olarak yaratmıştır. Evet, insan olarak doğmak büyük bir lütuftur; fakat asıl olan bir ömür boyu insan kalabilmektir.
Allah’ın rızasını gözetebilmek, yaratılış gayesine uygun bir hayat sürebilmektir. İçimizdeki iyilik kapılarını açık tutmak, ancak; kötülükleri de içeriye sokmamaktır.
İnsanlığı çoğu zaman büyük işlerde ararız. Oysa insanlık gündelik hayatın küçük anlarında saklıdır. Asr-ı saadette yaşanan şu hadise bizim için çok büyük hikmetler barındırmaktadır:
Bir gün Peygamber Efendimiz'i🤍 görmek için yaşlı bir adam gelmişti. Oradakiler ona yer açmakta ağır davranınca Rahmet Elçisi şöyle buyurdu; “Küçüğümüze merhamet etmeyen ve büyüğümüze saygı göstermeyen bizden değildir.”
Evet, yaşlılara hürmet gösteren, hayatı boyunca hürmete nâil olur. Çocuklara şefkatle davranan, kalbinin katılığından kurtulur. Anne ve babasına iyilikte bulunan, huzur ve mutluluğu yanı başında bulur. Hastaları ziyaret eden, ruhuna esenlik katar. Sofrasını yetim ve kimsesizlerle paylaşan, rahmet ve bereketi evine taşır. Komşusuna selam veren, sevgi ve muhabbetin toplumda yayılmasına vesile olur.
Cenâb-ı Hak, “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?”
sorusu ile bizlerin dikkatini çekerken; insan, Rabbinin kendisine verdiği kıymeti unutuverir. Makamını üstünlük sebebi, servetini övünç vesilesi, bilgisini kibir aracı, gücünü başkalarını incitmenin bahanesi hâline getirebilir. Oysaki dinimiz İslam bizlere şunları öğretmektedir:
Değerimiz; dış görünüşümüzden, sahip olduğumuz servetten, makamımızdan veya toplumdaki konumumuzdan kaynaklanmaz. Gerçek zenginlik, ihtiyaç sahiplerini gözetebilmek; gerçek güç, öfkeyi dizginleyebilmek; gerçek üstünlük ise takva sahibi olabilmektir.
Kardeşlerim!
Ba'zen yüzümüze gösterdiğimiz özeni kalbimize gösteremiyoruz! Aynada geçirdiğimiz vakit kadar iç muhasebemize vakit ayıramıyoruz!
Küçücük bir sözü büyük bir kine dönüştürebiliyoruz. Aramızdaki kırgınlıkları yıllarca yaşatabiliyor, af ve mağfiret yolunu tutmayabiliyoruz. Miras kavgası yüzünden kardeşlerimizin kapısını çalmayabiliyoruz. Aynı safta omuz omuza durduğumuz komşularımızla selamlaşmıyor, akrabalarımızla sıla-i rahmi kesebiliyoruz.
İnsan olarak doğmak büyük bir lütuftur; fakat asıl olan bir ömür boyu insan kalabilmektir.
Öyleyse bugünden tezi yok; evlerimize şefkati, sokaklarımıza merhameti, ticaretimize dürüstlüğü yeniden hâkim kılmak için harekete geçelim.
• Dilimizi gıybetten, kalbimizi kibirden arındıralım. Gücümüzü zayıflara sığınak olmak için kullanalım; sözümüzü kırılan kalpleri onarmaya adayalım.• İşte o zaman yeryüzündeki fani yürüyüşümüz anlam kazanacak, bu dünyada ektiğimiz merhamet ahirette sonsuz bir rahmete dönüşecektir.✓
Selâm ve dua ile...
Hayırlı Cum'alar!🇹🇷
Yüce Rabbimiz, insanı; aklıyla düşünen, kalbiyle hisseden, iradesiyle seçen ve yaptığı tercihlerle hayatına anlam katan müstesna bir varlık olarak yaratmıştır. Evet, insan olarak doğmak büyük bir lütuftur; fakat asıl olan bir ömür boyu insan kalabilmektir.
Allah’ın rızasını gözetebilmek, yaratılış gayesine uygun bir hayat sürebilmektir. İçimizdeki iyilik kapılarını açık tutmak, ancak; kötülükleri de içeriye sokmamaktır.
İnsanlığı çoğu zaman büyük işlerde ararız. Oysa insanlık gündelik hayatın küçük anlarında saklıdır. Asr-ı saadette yaşanan şu hadise bizim için çok büyük hikmetler barındırmaktadır:
Bir gün Peygamber Efendimiz'i
(Tirmizî, Birr, 15.)
Evet, yaşlılara hürmet gösteren, hayatı boyunca hürmete nâil olur. Çocuklara şefkatle davranan, kalbinin katılığından kurtulur. Anne ve babasına iyilikte bulunan, huzur ve mutluluğu yanı başında bulur. Hastaları ziyaret eden, ruhuna esenlik katar. Sofrasını yetim ve kimsesizlerle paylaşan, rahmet ve bereketi evine taşır. Komşusuna selam veren, sevgi ve muhabbetin toplumda yayılmasına vesile olur.
Cenâb-ı Hak, “İnsan, kendisinin başıboş bırakılacağını mı zanneder?”
(Kıyâmet, 75/36.)
sorusu ile bizlerin dikkatini çekerken; insan, Rabbinin kendisine verdiği kıymeti unutuverir. Makamını üstünlük sebebi, servetini övünç vesilesi, bilgisini kibir aracı, gücünü başkalarını incitmenin bahanesi hâline getirebilir. Oysaki dinimiz İslam bizlere şunları öğretmektedir:
Değerimiz; dış görünüşümüzden, sahip olduğumuz servetten, makamımızdan veya toplumdaki konumumuzdan kaynaklanmaz. Gerçek zenginlik, ihtiyaç sahiplerini gözetebilmek; gerçek güç, öfkeyi dizginleyebilmek; gerçek üstünlük ise takva sahibi olabilmektir.
Kardeşlerim!
Ba'zen yüzümüze gösterdiğimiz özeni kalbimize gösteremiyoruz! Aynada geçirdiğimiz vakit kadar iç muhasebemize vakit ayıramıyoruz!
Küçücük bir sözü büyük bir kine dönüştürebiliyoruz. Aramızdaki kırgınlıkları yıllarca yaşatabiliyor, af ve mağfiret yolunu tutmayabiliyoruz. Miras kavgası yüzünden kardeşlerimizin kapısını çalmayabiliyoruz. Aynı safta omuz omuza durduğumuz komşularımızla selamlaşmıyor, akrabalarımızla sıla-i rahmi kesebiliyoruz.
İnsan olarak doğmak büyük bir lütuftur; fakat asıl olan bir ömür boyu insan kalabilmektir.
Öyleyse bugünden tezi yok; evlerimize şefkati, sokaklarımıza merhameti, ticaretimize dürüstlüğü yeniden hâkim kılmak için harekete geçelim.
• Dilimizi gıybetten, kalbimizi kibirden arındıralım. Gücümüzü zayıflara sığınak olmak için kullanalım; sözümüzü kırılan kalpleri onarmaya adayalım.• İşte o zaman yeryüzündeki fani yürüyüşümüz anlam kazanacak, bu dünyada ektiğimiz merhamet ahirette sonsuz bir rahmete dönüşecektir.✓
DİB
Selâm ve dua ile...
Hayırlı Cum'alar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤31❤🔥6🗿1
AZERBAYCAN İSRAİL'DEN NEDEN VAZGEÇEMİYOR?
💢''İsrail de Karabağ'da vardı, Türkiye de vardı. İsrail Türkiye'nin 6 katı vardı Karabağ'da.
💢Bütün hava savunma sistemleri İsrail, Azerbaycan'ın ordularını İsrail verdi. Peki İsrail niye Azerbaycan'a yakın duruyor?
💢Çok başından beri öyleler. Niye?
👇Çünkü ben Azerbaycan olarak İsrail'e düşmanlık edersem, İsrail'i terk edersem, Türkiye'nin tezlerinin yanına gelirsem, İsrail...
📌Şu anda ordu envanterinin %60'ını kaybederim.
📌Ben İsrail'le ters düştüğüm anda bütün dijital altyapı, e-Devlet, şudur budur, fiber altyapı tamamı İsrail'e ait, kaybederim.
📌İsrail'le ters düştüğümde bütün uydularımı kaybederim.
📌İsrail'le ters düştüğümde bankacılık sistemim çöker.
📌İsrail'le ters düştüğümde Avrupa'yla, Batı'yla bütün ilişkilerim biter.
📌Eğer ben İsrail'le ters düşersem o aşağıda, Güney Azerbaycan'da İran bölünür ve İran bölündüğünde bir özgürlük hareketi oluşur. Oluşan özgürlük hareketinde artık Bakü değil de Tebriz başkent olur.
💢Elimden Azerbaycan gider. Azerbaycan'ın şu andaki nüfusu 9 bin küsur milyon. İran'da 30 milyon Türk var. Hadi bakalım! Bu İran'ı desteklemesi için bir sebep değil mi Azerbaycan'ın? Hani bütün bir İran...
💢Tam tersi, tam tersi... İran onun şeyle devam ediyor, tehdit ediyor. İran Şii nüfuz alanı kurmakla, molla göndermekle tehdit ediyor. Azerbaycan'ın dinini de anlayalım. Azerbaycan o kadar çok dindar bir ülke değildir; Sünniliğinde de Şiiliğinde de.
Azerbaycan Şii mi?
Çoğunluk Şii.
Sünni var mı?
Var.
Ama hani baskın olan Şiiler. Tamam mı?
💢Fakat böyle büyük bir baskınlık yok. Ama baskın olanlar Şiiler, bir miktar da Sünniler. Sünnisi de Şiisi de dindar değildir. Öyle zannettiğiniz bir Şiilik yok. Yani Necef'e bağlı olalım biz, Sistani Şiiliği yapalım, Kum'a bağlı olalım, işte Mücteba Hamaney bizim imamımızdır falan...
💢Azerbaycan'da hiç böyle şeyler yok. Azerbaycan'da öyle bir din yok yani, hiç hiç öyle şeyler yok. Geleneksel bir Şiilik, atadan gördüm ben böyle, buradan bakıyorum. Evet. Rusya'nın üzerinden geçtiği, herkesin yarı ateist, yarı deist, yarı Şii, yarı Sünni olduğu bir din var.
💢Çok böyle daha relaks bir yapısı var. Azerbaycan'a dinle varamazsınız yani.
🇹🇷Sen kendin dert etmen gereken bir şey varsa şunu dert et:
Bu kadar yıldır niye hiç Azerbaycan'da İslam hizmeti yapmadın?
Veya bir tane vakfın orada niye çalışmıyor?
Niye gidip Kur'an kursu açmadın?
Niye gidip hadis okulları açmadın?''
Erem Şentürk
💢''İsrail de Karabağ'da vardı, Türkiye de vardı. İsrail Türkiye'nin 6 katı vardı Karabağ'da.
💢Bütün hava savunma sistemleri İsrail, Azerbaycan'ın ordularını İsrail verdi. Peki İsrail niye Azerbaycan'a yakın duruyor?
💢Çok başından beri öyleler. Niye?
👇Çünkü ben Azerbaycan olarak İsrail'e düşmanlık edersem, İsrail'i terk edersem, Türkiye'nin tezlerinin yanına gelirsem, İsrail...
📌Şu anda ordu envanterinin %60'ını kaybederim.
📌Ben İsrail'le ters düştüğüm anda bütün dijital altyapı, e-Devlet, şudur budur, fiber altyapı tamamı İsrail'e ait, kaybederim.
📌İsrail'le ters düştüğümde bütün uydularımı kaybederim.
📌İsrail'le ters düştüğümde bankacılık sistemim çöker.
📌İsrail'le ters düştüğümde Avrupa'yla, Batı'yla bütün ilişkilerim biter.
📌Eğer ben İsrail'le ters düşersem o aşağıda, Güney Azerbaycan'da İran bölünür ve İran bölündüğünde bir özgürlük hareketi oluşur. Oluşan özgürlük hareketinde artık Bakü değil de Tebriz başkent olur.
💢Elimden Azerbaycan gider. Azerbaycan'ın şu andaki nüfusu 9 bin küsur milyon. İran'da 30 milyon Türk var. Hadi bakalım! Bu İran'ı desteklemesi için bir sebep değil mi Azerbaycan'ın? Hani bütün bir İran...
💢Tam tersi, tam tersi... İran onun şeyle devam ediyor, tehdit ediyor. İran Şii nüfuz alanı kurmakla, molla göndermekle tehdit ediyor. Azerbaycan'ın dinini de anlayalım. Azerbaycan o kadar çok dindar bir ülke değildir; Sünniliğinde de Şiiliğinde de.
Azerbaycan Şii mi?
Çoğunluk Şii.
Sünni var mı?
Var.
Ama hani baskın olan Şiiler. Tamam mı?
💢Fakat böyle büyük bir baskınlık yok. Ama baskın olanlar Şiiler, bir miktar da Sünniler. Sünnisi de Şiisi de dindar değildir. Öyle zannettiğiniz bir Şiilik yok. Yani Necef'e bağlı olalım biz, Sistani Şiiliği yapalım, Kum'a bağlı olalım, işte Mücteba Hamaney bizim imamımızdır falan...
💢Azerbaycan'da hiç böyle şeyler yok. Azerbaycan'da öyle bir din yok yani, hiç hiç öyle şeyler yok. Geleneksel bir Şiilik, atadan gördüm ben böyle, buradan bakıyorum. Evet. Rusya'nın üzerinden geçtiği, herkesin yarı ateist, yarı deist, yarı Şii, yarı Sünni olduğu bir din var.
💢Çok böyle daha relaks bir yapısı var. Azerbaycan'a dinle varamazsınız yani.
🇹🇷Sen kendin dert etmen gereken bir şey varsa şunu dert et:
Bu kadar yıldır niye hiç Azerbaycan'da İslam hizmeti yapmadın?
Veya bir tane vakfın orada niye çalışmıyor?
Niye gidip Kur'an kursu açmadın?
Niye gidip hadis okulları açmadın?''
Erem Şentürk
🤔19👏9❤7👍5🗿1😡1
ANKARA NE KADAR TÜRK?
▫️Türklerin anavatanı Türkistan 'dan bir Türkolog, Türklüğün izlerini araştırmak için Ankara'ya gelir.
▫️İlk karşılaştığı eser Clemens Holzmeister'ın 1935'te yaptığı Kızılay Güven Anıtı'dır.
▫️İlk gözlemi, anıtta tasvir edilen kişilerin Yunan mitolojisindeki Herkül'e benzerliğidir. Herkül'ün Sütunları (The Pillars of Hercules) heykeli aklına gelir.
▫️Anıtta, Romalıların kullandığı rakamlar dikkatini çeker. (MCMXXXV=1935)
▫️Kızılay'dan Sıhhiye'ye giderken bir Mezopotamya uygarlığı olan Sümerler adına 1933'te kurulmuş Sümerbank'ı görür.
▫️Az ileride de Eti medeniyetine adanmış ve 1935'te kurulan Etibank vardır.
▫️Türklüğü hatırlatan bir eserle henüz karşılaşmamıştır.
▫️Sıhhiye'ye geldiğinde kendisini antik Hitit medeniyetini temsil eden Hitit Güneşi karşılar.
Eserin mimarinin Selanik! doğumlu Nusret Suman olduğunu bir kenara not eder.
▫️Ankara'da Türklüğü aramaya devam etmektedir.
▫️324 nolu Anıttepe belediye otobüsüne biner. Karşısında, antik Yunan'da tanrıların evi olarak kullanılmış Perthanon'a benzer bir yapı görür.
▫️Bazılarının, Türklerin atası olduğuna inandığı bir kişinin kabri Türk değil de antik Yunan mabedine benzemesine anlam veremez.
▫️Dağ taş 'Türk' kelimesi olduğu halde Ankara'da Türklüğü hatırlatan bir eser bulamaz.
▫️M.Kemal'in Nutuk'taki "Türk Birliği (Turancılık) hayalperestliktir." ifadesini hatırlar.
▫️Hayal kırıklığıyla ülkesine geri dönmeye karar verir.
▫️Roma, Latin, Yunan, Sümer, Hitit medeniyetlerini 'Türklük' ambalajıyla bu kadar güzel nasıl pazarladıkları hususunda kitap yazmaya karar verir.
▫️Ziyaretinde, Anadolu'dan hem Türklüğü, hem İslamiyeti silmek için verilen çabaları görür.
▫️Havaalanı'na giderken Erdoğan liderliğinde Türkleri birleştirme çabası pankartlarını görür ve bir nebze olsun rahatlar.
Dr. Ali Demirdaş
▫️Türklerin anavatanı Türkistan 'dan bir Türkolog, Türklüğün izlerini araştırmak için Ankara'ya gelir.
▫️İlk karşılaştığı eser Clemens Holzmeister'ın 1935'te yaptığı Kızılay Güven Anıtı'dır.
▫️İlk gözlemi, anıtta tasvir edilen kişilerin Yunan mitolojisindeki Herkül'e benzerliğidir. Herkül'ün Sütunları (The Pillars of Hercules) heykeli aklına gelir.
▫️Anıtta, Romalıların kullandığı rakamlar dikkatini çeker. (MCMXXXV=1935)
▫️Kızılay'dan Sıhhiye'ye giderken bir Mezopotamya uygarlığı olan Sümerler adına 1933'te kurulmuş Sümerbank'ı görür.
▫️Az ileride de Eti medeniyetine adanmış ve 1935'te kurulan Etibank vardır.
▫️Türklüğü hatırlatan bir eserle henüz karşılaşmamıştır.
▫️Sıhhiye'ye geldiğinde kendisini antik Hitit medeniyetini temsil eden Hitit Güneşi karşılar.
Eserin mimarinin Selanik! doğumlu Nusret Suman olduğunu bir kenara not eder.
▫️Ankara'da Türklüğü aramaya devam etmektedir.
▫️324 nolu Anıttepe belediye otobüsüne biner. Karşısında, antik Yunan'da tanrıların evi olarak kullanılmış Perthanon'a benzer bir yapı görür.
▫️Bazılarının, Türklerin atası olduğuna inandığı bir kişinin kabri Türk değil de antik Yunan mabedine benzemesine anlam veremez.
▫️Dağ taş 'Türk' kelimesi olduğu halde Ankara'da Türklüğü hatırlatan bir eser bulamaz.
▫️M.Kemal'in Nutuk'taki "Türk Birliği (Turancılık) hayalperestliktir." ifadesini hatırlar.
▫️Hayal kırıklığıyla ülkesine geri dönmeye karar verir.
▫️Roma, Latin, Yunan, Sümer, Hitit medeniyetlerini 'Türklük' ambalajıyla bu kadar güzel nasıl pazarladıkları hususunda kitap yazmaya karar verir.
▫️Ziyaretinde, Anadolu'dan hem Türklüğü, hem İslamiyeti silmek için verilen çabaları görür.
▫️Havaalanı'na giderken Erdoğan liderliğinde Türkleri birleştirme çabası pankartlarını görür ve bir nebze olsun rahatlar.
Dr. Ali Demirdaş
❤39👍11🗿1😡1
Allah Resûlü hepimizi uyarıyor:
- Konuştuğunda yalan söyleyen,
- Söz verip sözünde durmayan,
- Emanete hainlik yapan
Oruç da tutsa namaz da kılsa Müslüman olduğunu da söylese münafıklık karakteri taşır.
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
- Konuştuğunda yalan söyleyen,
- Söz verip sözünde durmayan,
- Emanete hainlik yapan
Oruç da tutsa namaz da kılsa Müslüman olduğunu da söylese münafıklık karakteri taşır.
(Müslim, 211)
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤36💯9👍6
FULLBRİGT EZBERCİ EĞİTİM SİSTEMİ
Vali Recep Yazıcıoğlu (Süper Vali):
150 yılda 2200 icat yapmışız, patent almışız. Amerika’da haftada 6000. ile
9000. arasında patent alıyor, icat yapıyor.
Biz geri zekalı mıyız?
Peki, nedir o zaman farkımız?
İşte bu, bizim eğitim sistemindeki ezbercilik, emir komuta sistemi. Standartlar aynı, kalıplar aynı, tezgahlar aynı. Aynı standart insanlar,düşünmeyen insan.
Bu eğitim sistemi, kurşun asker yetiştirme sistemidir. Mutlak doğruları belletme Yani, bu mutlak doğrudur; bunun araştırılmasına gerek yoktur.
Bizim eğitim sistemimizde kuşkuya yer yoktur, şüpheye yer yoktur.
Öğrettiğimiz şey mutlak doğru değildir. Bugün için böyle olsa bile yarın böyle olmayabilir. Şüphe duyun ki araştırın.
Eğer şüphe duymazsanız, bunu araştırma ve geliştirmeye gerek yoktur.
Bu sistem bize mutlak doğruları öğretiyor. dersiniz.
Mutlak doğruları öğrendiğini sanan kişi kendini niye geliştirsin, neden araştırsın, neden bir icat yapsın?
Ezberci sistem, kopyala yapıştır sistemidir. Bu sistemle yetişen kişi kendini geliştiremez, icat edemez.
🗣Prof. İlber Ortaylı:
Vali Recep’in kafa yapısını Milli Eğitime sokamadık.
Vali Recep Yazıcıoğlu (Süper Vali):
150 yılda 2200 icat yapmışız, patent almışız. Amerika’da haftada 6000. ile
9000. arasında patent alıyor, icat yapıyor.
Biz geri zekalı mıyız?
Peki, nedir o zaman farkımız?
İşte bu, bizim eğitim sistemindeki ezbercilik, emir komuta sistemi. Standartlar aynı, kalıplar aynı, tezgahlar aynı. Aynı standart insanlar,düşünmeyen insan.
Bu eğitim sistemi, kurşun asker yetiştirme sistemidir. Mutlak doğruları belletme Yani, bu mutlak doğrudur; bunun araştırılmasına gerek yoktur.
Bizim eğitim sistemimizde kuşkuya yer yoktur, şüpheye yer yoktur.
Öğrettiğimiz şey mutlak doğru değildir. Bugün için böyle olsa bile yarın böyle olmayabilir. Şüphe duyun ki araştırın.
Eğer şüphe duymazsanız, bunu araştırma ve geliştirmeye gerek yoktur.
Bu sistem bize mutlak doğruları öğretiyor. dersiniz.
Mutlak doğruları öğrendiğini sanan kişi kendini niye geliştirsin, neden araştırsın, neden bir icat yapsın?
Ezberci sistem, kopyala yapıştır sistemidir. Bu sistemle yetişen kişi kendini geliştiremez, icat edemez.
👏18🔥11💯6❤3
Âişe annemiz (radıyallahu anhâ) şöyle demiştir:
“Günler geçerdi de evimizde şu iki siyahtan başka bir şey bulunmazdı: Arpa ile su ya da arpa ile hurma.”
- Arpa ile hurma ile gününü geçiren bir insan var mı şu anda içimizde?
O ev: “Âişem”, “Hümeyram”, “Efendim” denilen bir evdi. Onlar için perdenin, mobilyanın bir anlamı yoktu. Bunların hepsi boştu. 150 m²'lik, 135 m²'lik evlerde oturuyoruz. Salonlarımız 40 m² ama on kişi yan yana gelip cemaatle namaz kılamıyoruz.🫀
Evlerimiz genişledi, salonlarımız büyüdü ammâ acaba aramızdaki muhabbet ve bereketi aynı nispette büyütebildik mi¿
Mümkünse Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
“Günler geçerdi de evimizde şu iki siyahtan başka bir şey bulunmazdı: Arpa ile su ya da arpa ile hurma.”
(Müslim, “Zühd”, 28)
- Arpa ile hurma ile gününü geçiren bir insan var mı şu anda içimizde?
O ev: “Âişem”, “Hümeyram”, “Efendim” denilen bir evdi. Onlar için perdenin, mobilyanın bir anlamı yoktu. Bunların hepsi boştu. 150 m²'lik, 135 m²'lik evlerde oturuyoruz. Salonlarımız 40 m² ama on kişi yan yana gelip cemaatle namaz kılamıyoruz.
Evlerimiz genişledi, salonlarımız büyüdü ammâ acaba aramızdaki muhabbet ve bereketi aynı nispette büyütebildik mi¿
Mümkünse Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤45🤣1
DOĞU AKDENİZ'DEKİ TB3, İSRAİL DENİZALTILARINI NEDEN ÜRKÜTTÜ?
🗞İsrail merkezli i24NEWS, 30 Ekim'de yayımladığı hafta sonu analizinde Türk Deniz Kuvvetleri'nin Denizkurdu-2026 tatbikatını inceledi.
✈️Analizin odağında Bayraktar TB3 vardı.
🛰Neler oldu?
🔹 20–25 Eylül'deki tatbikatta TB3, TCG Anadolu'nun kısa güvertesinden havalandı.
🔹 Baykar'ın geliştirdiği SAS POD ile Doğu Akdeniz'e iki sonoboy bıraktı.
🔹 Hem kendi sonoboylarından hem de bölgedeki deniz karakol uçağının sonoboylarından gelen akustik veriyi gövdesindeki işleme ünitesiyle anlık olarak işledi.
🚨Neden kaygılılar?
⚓️İsrail denizaltı filosunun güvenlik anlayışı tek bir ilkeye dayanıyor: Su altında mutlak gizlilik.
📰i24'e göre bir günden uzun süre havada kalabilen TB3, düşük maliyetli bir "uçan akustik laboratuvara" dönüşüyor. Bu da Dolphin sınıfı denizaltılar ve filoya yeni katılan INS Drakon için yeni bir tehdit anlamına geliyor.
⚖Ekonomik Asimetri
🛩Ucuz dronlar karada ağır tanklara nasıl meydan okuduysa, Türkiye de servet değerindeki stratejik denizaltılara karşı düşük maliyetli bir algılama ağı kuruyor.
✈️TB3'ün rolü denizaltı vurmak değil. Şüpheli sinyali karakol uçaklarına, gemilere ve denizaltılara aktarmak.
🎯Analizde haziranda TCG Sakarya'dan atılan yerli ağır torpido AKYA ile 102 km'deki hedefi vuran ATMACA da hatırlatılıyor. Havadan dinleme ile su altındaki ateş gücünün bir araya gelmesi, İsrail'deki endişenin asıl kaynağı.
🇮🇱Buradan da anlıyoruz ki Türkiye'nin insansız sistemleri artık İsrail basınının gündeminde.
Yusuf Alabarda
🗞İsrail merkezli i24NEWS, 30 Ekim'de yayımladığı hafta sonu analizinde Türk Deniz Kuvvetleri'nin Denizkurdu-2026 tatbikatını inceledi.
✈️Analizin odağında Bayraktar TB3 vardı.
🛰Neler oldu?
🔹 20–25 Eylül'deki tatbikatta TB3, TCG Anadolu'nun kısa güvertesinden havalandı.
🔹 Baykar'ın geliştirdiği SAS POD ile Doğu Akdeniz'e iki sonoboy bıraktı.
🔹 Hem kendi sonoboylarından hem de bölgedeki deniz karakol uçağının sonoboylarından gelen akustik veriyi gövdesindeki işleme ünitesiyle anlık olarak işledi.
🚨Neden kaygılılar?
⚓️İsrail denizaltı filosunun güvenlik anlayışı tek bir ilkeye dayanıyor: Su altında mutlak gizlilik.
📰i24'e göre bir günden uzun süre havada kalabilen TB3, düşük maliyetli bir "uçan akustik laboratuvara" dönüşüyor. Bu da Dolphin sınıfı denizaltılar ve filoya yeni katılan INS Drakon için yeni bir tehdit anlamına geliyor.
⚖Ekonomik Asimetri
🛩Ucuz dronlar karada ağır tanklara nasıl meydan okuduysa, Türkiye de servet değerindeki stratejik denizaltılara karşı düşük maliyetli bir algılama ağı kuruyor.
✈️TB3'ün rolü denizaltı vurmak değil. Şüpheli sinyali karakol uçaklarına, gemilere ve denizaltılara aktarmak.
🎯Analizde haziranda TCG Sakarya'dan atılan yerli ağır torpido AKYA ile 102 km'deki hedefi vuran ATMACA da hatırlatılıyor. Havadan dinleme ile su altındaki ateş gücünün bir araya gelmesi, İsrail'deki endişenin asıl kaynağı.
🇮🇱Buradan da anlıyoruz ki Türkiye'nin insansız sistemleri artık İsrail basınının gündeminde.
Yusuf Alabarda
❤36
WASHINGTON SANDIĞI BEKLİYOR, TAHRAN'IN YOLU MEKKE'DEN GEÇİYOR!
🗞Wall Street Journal ve MS NOW'un haberlerine göre ABD, Körfez'deki müttefiklerine İran'a yönelik "kısa ama yoğun" yeni bir saldırı dalgasına hazırlıklı olmalarını bildirdi. Konuşulan en erken tarih 4 Kasım; yani ara seçimin hemen ertesi günü.
📊Rakamlar ortada:
- ABD, 1 Eylül'den bu yana İran'ı vurmadı; Trump seçimden önce saldırı olmayacağını taahhüt etmişti.
- İsrail kamu yayıncısı KAN'a göre Fort Bliss'ten kalkan 10 ABD askeri kargo uçağı Negev'deki Ovda ve Nevatim üslerine indi.
- USS Theodore Roosevelt liderliğindeki üçüncü uçak gemisi grubu ve yaklaşık 9 bin denizci ile deniz piyadesi bölgeye doğru yolda. Kasım sonunda varmaları bekleniyor.
- Beyaz Saray'ın cevabı klasik: "Var olabilecek ya da olmayabilecek hassas askeri planlar hakkında yorum yapmıyoruz."
📍Peki Körfez ne diyor?
📍Körfez başkentleri gerilimin düşürülmesi için bastırıyor. Hatta bir Körfezli yetkili, bazı ülkelerin topraklarındaki ABD üslerinin bu saldırılar için kullanılmasına karşı çıkmasına "şaşırmayacağını" söylüyor.
İşte asıl kırılma noktası burada.
🎙Pakistan ordu sözcüsü Korgeneral Ahmed Şerif Çaudri, Mareşal Asım Munir'in bu ay Tahran'a iki kez gittiğini hatırlatıyor.
🇹🇷Son ziyarette Munir'in yanında Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ve MİT Başkanı İbrahim Kalın vardı.
🗣Çaudri arabuluculuk için "temkinli iyimseriz" diyor ve "güçlü bozguncular" olduğunu ekliyor. Daha da çarpıcısı: Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın metni yeni üyeleri engellemiyor. "Kolektif caydırıcılık ve bölgesel barış vizyonunu paylaşan herkese neden olmasın?" diyor.
📌Kararı üç kurucu ülkenin siyasi liderliği verecek.
Şimdi bu zaviyeden baktığımızda...
🗳Bir yanda bölgeyi seçim takvimine göre ateşe atmaya hazırlanan Washington ve onu her fırsatta kışkırtan İsrail var.
🔗Öbür yanda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın kurduğu, Tahran'la masaya oturabilen yeni bir güvenlik mimarisi var.
📜TBMM Dışişleri Komisyonu da Mekke Anlaşması'nı 27 Ekim'de onayladı ve Genel Kurul'a gönderdi.
📌İran'ın mezhep eksenli bölge politikalarına mesafemiz ortada. Ama bir ülkeye eşkıya gibi saldırmak çözüm değil.
⏳Bölgenin güvenliği bölge ülkeleriyle kurulur.
Yusuf Alabarda
🗞Wall Street Journal ve MS NOW'un haberlerine göre ABD, Körfez'deki müttefiklerine İran'a yönelik "kısa ama yoğun" yeni bir saldırı dalgasına hazırlıklı olmalarını bildirdi. Konuşulan en erken tarih 4 Kasım; yani ara seçimin hemen ertesi günü.
📊Rakamlar ortada:
- ABD, 1 Eylül'den bu yana İran'ı vurmadı; Trump seçimden önce saldırı olmayacağını taahhüt etmişti.
- İsrail kamu yayıncısı KAN'a göre Fort Bliss'ten kalkan 10 ABD askeri kargo uçağı Negev'deki Ovda ve Nevatim üslerine indi.
- USS Theodore Roosevelt liderliğindeki üçüncü uçak gemisi grubu ve yaklaşık 9 bin denizci ile deniz piyadesi bölgeye doğru yolda. Kasım sonunda varmaları bekleniyor.
- Beyaz Saray'ın cevabı klasik: "Var olabilecek ya da olmayabilecek hassas askeri planlar hakkında yorum yapmıyoruz."
📍Peki Körfez ne diyor?
📍Körfez başkentleri gerilimin düşürülmesi için bastırıyor. Hatta bir Körfezli yetkili, bazı ülkelerin topraklarındaki ABD üslerinin bu saldırılar için kullanılmasına karşı çıkmasına "şaşırmayacağını" söylüyor.
İşte asıl kırılma noktası burada.
🎙Pakistan ordu sözcüsü Korgeneral Ahmed Şerif Çaudri, Mareşal Asım Munir'in bu ay Tahran'a iki kez gittiğini hatırlatıyor.
🇹🇷Son ziyarette Munir'in yanında Suudi Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman ve MİT Başkanı İbrahim Kalın vardı.
🗣Çaudri arabuluculuk için "temkinli iyimseriz" diyor ve "güçlü bozguncular" olduğunu ekliyor. Daha da çarpıcısı: Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın metni yeni üyeleri engellemiyor. "Kolektif caydırıcılık ve bölgesel barış vizyonunu paylaşan herkese neden olmasın?" diyor.
📌Kararı üç kurucu ülkenin siyasi liderliği verecek.
Şimdi bu zaviyeden baktığımızda...
🗳Bir yanda bölgeyi seçim takvimine göre ateşe atmaya hazırlanan Washington ve onu her fırsatta kışkırtan İsrail var.
🔗Öbür yanda Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan'ın kurduğu, Tahran'la masaya oturabilen yeni bir güvenlik mimarisi var.
📜TBMM Dışişleri Komisyonu da Mekke Anlaşması'nı 27 Ekim'de onayladı ve Genel Kurul'a gönderdi.
📌İran'ın mezhep eksenli bölge politikalarına mesafemiz ortada. Ama bir ülkeye eşkıya gibi saldırmak çözüm değil.
⏳Bölgenin güvenliği bölge ülkeleriyle kurulur.
Yusuf Alabarda
👍20❤3
NETANYAHU MASKESİ VE SİYONİST KOSTÜMÜ KULLANIRLAR ARTIK!
Cadılar Bayramı (Halloween), ABD merkezli Batı dünyasında her yıl 31 Ekim’de kutlanan ve zamanla popüler bir kültürel etkinlik haline gelen bir festivaldir.
Son yıllarda, birçok Müslüman ülkede olduğu gibi Türkiye’de de giderek yaygınlaşmaya başlamıştır.
Adeta bir organ nakli gibi, kültür emperyalizmi yoluyla Türkiye’ye monte edilmiştir. Öyle ki, “Peygamberler Şehri” olarak bilinen Şanlıurfa’da bile bu yıl ilk kez kutlanmıştır.
Cadılar Bayramı, içeriğine uygun korkunç kostümler giyilerek, maskeler takılarak ve danslar edilerek; içkilerin su gibi aktığı, uyuşturucunun dibine vurulduğu eğlenceye dayalı bir parti havasında kutlanmaktadır.
Yabancı kültürlerin ve dinlere ait motiflerin yaşatıldığı bu festival, toplumda giderek daha fazla benimsenmektedir.
Türkiye’de bu yıl Cadılar Bayramı etrafında yaşanan aşırılıklar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dikkatini çekmiş ve şu sözlerle tepkisini dile getirmiştir:
“Siz bakmayın cadı kılığına giren üç beş kimliksize, siz takılmayın alkol şişelerinden haç yapan üç beş şarlatana. Bu ülkede alnı secdede, milletine saygılı, vatanına aşkla bağlı, nereden geldiğini bilen, nereye gittiğini bilen, ayakları vatan toprağına sapasağlam basan fedakâr, cefakâr, eğitimli, donanımlı, dürüst, ahlaklı bir nesil var ve sayıları da her geçen gün artıyor.”
Elbette Türk milletinin kültürüne ve manevi değerlerine göre yetişen bir nesil olduğu gibi, Cadılar Bayramı konseptine uygun bir gençlik de maalesef yetişmektedir.
En muhafazakâr illerde bile iğrenç ve korkutucu kostümlerle Cadılar Bayramı kutlanıyorsa, bu durum toplumumuz açısından ciddi bir tehlike sinyalidir.
Gençliğin ahlaki ve manevi yönden sağlam yetişmesi konusunda sorunlar yaşandığı muhakkaktır.
Son dönemlerde yaşanan bazı toplumsal olaylar da bunun açık bir göstergesidir. Gençler arasındaki ahlaki yozlaşma zaten son yılların en büyük tartışma konularından biri değil midir?
Çocuk yaşta suça bulaşma oranının artması, gençler arasında alkol ve uyuşturucu bataklığının yayılması, herkesin gördüğü bir gerçek ve geleceğimiz açısından kaygı verici bir manzaradır.
Cadılar Bayramı gibi organize etkinlikler bu tablonun küçük bir kesitidir; ancak yaşanan yozlaşmanın büyük fotoğrafının önemli bir parçasıdır.
Cadılar Bayramı sebebiyle Türkiye’de yaşanan, ancak İsrail kamuoyunun tepki gösterdiği bir manzara daha vardı. Bu durum, aslında İsrail’in çifte standardını ve ikiyüzlülüğünü de gözler önüne seriyordu.
Cadılar Bayramı kapsamında bir grup genç, İstanbul Taksim’de Nazi kostümleriyle poz vermişti. İsrail basınında ve sosyal medya paylaşımlarında şu ifadelere yer verildi:
🔴“Erdoğan’ın Türkiye’sine hoş geldiniz... İnsanların İstanbul sokaklarında utanmadan Nazi üniformalarıyla poz verebildiği bir yer. Cehalet, nefret ve ahlaki çöküntü Türkiye’de yeni normal haline geldi...”
🔴“Başkan Erdoğan yönetiminde, Nazi gibi giyinmenin moda olduğu İstanbul’a hoş geldiniz.”
🔴“İstanbul’da Nazi üniforması giymiş gençlerin İstiklal Caddesi’nde Nazi selamı verirken yoldan geçenlerle fotoğraf çektirdiği rahatsız edici görüntüler...”
Batı kültürü olan Cadılar Bayramı’nda Nazi kostümleri giyerek poz verilmesi, dediğimiz gibi yaşadığımız bir yozlaşmanın ürünüdür. Türkiye’de bu yozlaşmayı onaylayan ve tavsiye eden hükümet iradesi de zaten yoktur.
Oysa beyinsiz Siyonistler şunu fark edemiyor: Dün Yahudi katliamı yapan Nazilerin kostümü nasıl kullanılıyorsa, bundan sonra Cadılar Bayramı festivallerinde Müslüman soykırımı yapan yaratık Netanyahu maskeleriyle, “Bebek arıyoruz ama bebek kalmadı, bende 12 yaşında bir kızı öldürdüm, ama (öldürmek için) bebek arıyoruz.” diyen alçak İsrail askerlerinin üniformaları korkutma kostümü olarak kullanılacaktır.
Hatta Cadılar Bayramı kutlayanların Siyonist kostümü dışında başka kostüm kullanmasına gerek kalmamıştır.
Artık bu çağda en iğrenç ve popüler kostüm Siyonistlere ait olandır.
Yıldıray Çiçek
Cadılar Bayramı (Halloween), ABD merkezli Batı dünyasında her yıl 31 Ekim’de kutlanan ve zamanla popüler bir kültürel etkinlik haline gelen bir festivaldir.
Son yıllarda, birçok Müslüman ülkede olduğu gibi Türkiye’de de giderek yaygınlaşmaya başlamıştır.
Adeta bir organ nakli gibi, kültür emperyalizmi yoluyla Türkiye’ye monte edilmiştir. Öyle ki, “Peygamberler Şehri” olarak bilinen Şanlıurfa’da bile bu yıl ilk kez kutlanmıştır.
Cadılar Bayramı, içeriğine uygun korkunç kostümler giyilerek, maskeler takılarak ve danslar edilerek; içkilerin su gibi aktığı, uyuşturucunun dibine vurulduğu eğlenceye dayalı bir parti havasında kutlanmaktadır.
Yabancı kültürlerin ve dinlere ait motiflerin yaşatıldığı bu festival, toplumda giderek daha fazla benimsenmektedir.
Türkiye’de bu yıl Cadılar Bayramı etrafında yaşanan aşırılıklar, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da dikkatini çekmiş ve şu sözlerle tepkisini dile getirmiştir:
“Siz bakmayın cadı kılığına giren üç beş kimliksize, siz takılmayın alkol şişelerinden haç yapan üç beş şarlatana. Bu ülkede alnı secdede, milletine saygılı, vatanına aşkla bağlı, nereden geldiğini bilen, nereye gittiğini bilen, ayakları vatan toprağına sapasağlam basan fedakâr, cefakâr, eğitimli, donanımlı, dürüst, ahlaklı bir nesil var ve sayıları da her geçen gün artıyor.”
Elbette Türk milletinin kültürüne ve manevi değerlerine göre yetişen bir nesil olduğu gibi, Cadılar Bayramı konseptine uygun bir gençlik de maalesef yetişmektedir.
En muhafazakâr illerde bile iğrenç ve korkutucu kostümlerle Cadılar Bayramı kutlanıyorsa, bu durum toplumumuz açısından ciddi bir tehlike sinyalidir.
Gençliğin ahlaki ve manevi yönden sağlam yetişmesi konusunda sorunlar yaşandığı muhakkaktır.
Son dönemlerde yaşanan bazı toplumsal olaylar da bunun açık bir göstergesidir. Gençler arasındaki ahlaki yozlaşma zaten son yılların en büyük tartışma konularından biri değil midir?
Çocuk yaşta suça bulaşma oranının artması, gençler arasında alkol ve uyuşturucu bataklığının yayılması, herkesin gördüğü bir gerçek ve geleceğimiz açısından kaygı verici bir manzaradır.
Cadılar Bayramı gibi organize etkinlikler bu tablonun küçük bir kesitidir; ancak yaşanan yozlaşmanın büyük fotoğrafının önemli bir parçasıdır.
Cadılar Bayramı sebebiyle Türkiye’de yaşanan, ancak İsrail kamuoyunun tepki gösterdiği bir manzara daha vardı. Bu durum, aslında İsrail’in çifte standardını ve ikiyüzlülüğünü de gözler önüne seriyordu.
Cadılar Bayramı kapsamında bir grup genç, İstanbul Taksim’de Nazi kostümleriyle poz vermişti. İsrail basınında ve sosyal medya paylaşımlarında şu ifadelere yer verildi:
🔴“Erdoğan’ın Türkiye’sine hoş geldiniz... İnsanların İstanbul sokaklarında utanmadan Nazi üniformalarıyla poz verebildiği bir yer. Cehalet, nefret ve ahlaki çöküntü Türkiye’de yeni normal haline geldi...”
🔴“Başkan Erdoğan yönetiminde, Nazi gibi giyinmenin moda olduğu İstanbul’a hoş geldiniz.”
🔴“İstanbul’da Nazi üniforması giymiş gençlerin İstiklal Caddesi’nde Nazi selamı verirken yoldan geçenlerle fotoğraf çektirdiği rahatsız edici görüntüler...”
Batı kültürü olan Cadılar Bayramı’nda Nazi kostümleri giyerek poz verilmesi, dediğimiz gibi yaşadığımız bir yozlaşmanın ürünüdür. Türkiye’de bu yozlaşmayı onaylayan ve tavsiye eden hükümet iradesi de zaten yoktur.
Oysa beyinsiz Siyonistler şunu fark edemiyor: Dün Yahudi katliamı yapan Nazilerin kostümü nasıl kullanılıyorsa, bundan sonra Cadılar Bayramı festivallerinde Müslüman soykırımı yapan yaratık Netanyahu maskeleriyle, “Bebek arıyoruz ama bebek kalmadı, bende 12 yaşında bir kızı öldürdüm, ama (öldürmek için) bebek arıyoruz.” diyen alçak İsrail askerlerinin üniformaları korkutma kostümü olarak kullanılacaktır.
Hatta Cadılar Bayramı kutlayanların Siyonist kostümü dışında başka kostüm kullanmasına gerek kalmamıştır.
Artık bu çağda en iğrenç ve popüler kostüm Siyonistlere ait olandır.
Yıldıray Çiçek
👏19❤7👍4💯3🔥1🤣1
”İyi bir anne olmayı iyi bir memur olmaya tercih ederim.”
Samiha Ayverdi
Ev hanımlığı meslek olarak özendirilmelidir. Her kadın, evde iyi çocuk yetiştirmenin, iyi bir sekreter ya da iyi bir iş kadını olmaktan daha basit olmadığını bilmelidir. İyi ev hanımlığı, asla küçümsenmemesi ve yıpratılmaması gereken bir kavramdır.
Çünkü insanlığın geleceğini, iyi yetiştirilen çocuklar belirleyecektir.
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤68👍10
”Eksiklerimiz vardır, yaşıyoruz ölmedik, telafi ederiz, müsterih olun, umutsuz olmayın. Tövbe suyu duruyor, istiğfar duruyor, özür duruyor hepsi hallolur.”
Hata, insan mâhiyetinin bir parçasıdır, önemli olan hatada ısrar etmeyip rahmet kapısını çalmaktır.
Umudunuz diri, gününüz aydın olsun:
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
Abdülmetin Balkanlıoğlu (rh.a)
Hata, insan mâhiyetinin bir parçasıdır, önemli olan hatada ısrar etmeyip rahmet kapısını çalmaktır.
Umudunuz diri, gününüz aydın olsun:
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤63🫡6😢3👍2
This media is not supported in your browser
VIEW IN TELEGRAM
'GÖLGE CIA' STRATFOR'UN KURUCUSU GEORGE FRİEDMAN:
▪️İsrail'in Türkiye'ye karşı yapabileceği hiçbir şey yok. Bu durum onları endişelendiriyor.
▪️Askerî bakımdan güçlü olmaya o kadar alışmışlardı ki, bölgedeki hiç kimse onlara meydan okuyamazdı.
▪️Ama onlardan daha güçlü ülkelerin var olduğunu artık kabullenecekler.
▪️Bence benimsemeleri gereken en iyi strateji, Türkiye ile dalaşmamak olmalıdır.
▪️Türkiye'ye saldırıp zafer kazanabilecek bir askerî kapasiteye sahip değiller.
▪️Birinci faktör coğrafi konum... İkincisi ise Türklerin kendi başlarına oldukça güçlü bir ülke olmalarıdır.
▪️Türkler çok güçlü hale geliyor. İsrail'in bu güce karşı kendini savunabilmesi, bu güçle yakınlaşmaktan, ona uyum sağlamaktan geçiyor.
"İSRAİL KÜÇÜK VE ÖNEMSİZ BİR ÜLKE HALİNE GELECEK"
▪️İsrail'in Türkiye'ye karşı yapabileceği hiçbir şey yok. Bu durum onları endişelendiriyor.
▪️Askerî bakımdan güçlü olmaya o kadar alışmışlardı ki, bölgedeki hiç kimse onlara meydan okuyamazdı.
▪️Ama onlardan daha güçlü ülkelerin var olduğunu artık kabullenecekler.
▪️Bence benimsemeleri gereken en iyi strateji, Türkiye ile dalaşmamak olmalıdır.
▪️Türkiye'ye saldırıp zafer kazanabilecek bir askerî kapasiteye sahip değiller.
▪️Birinci faktör coğrafi konum... İkincisi ise Türklerin kendi başlarına oldukça güçlü bir ülke olmalarıdır.
▪️Türkler çok güçlü hale geliyor. İsrail'in bu güce karşı kendini savunabilmesi, bu güçle yakınlaşmaktan, ona uyum sağlamaktan geçiyor.
"İSRAİL KÜÇÜK VE ÖNEMSİZ BİR ÜLKE HALİNE GELECEK"
😁23👍15💯6🤣2❤1
Müslümanlar İçin Günlük Program Önerisi:
”1. Sabah namazını vaktinde kılın.
2. Ayetü’l-Kürsî’yi okuyun.
3. Helal rızık ve faydalı ilim niyeti ile evden çıkın.
4. Yaptığınız işi kaliteli yapın.
5. Gözünüzü haramdan kaçırmaya çok gayret edin.
6. İnsanlarla süper geçinin ama yüz-göz de olmayın.
7. Evinize mutlu dönün; dertlerinizi dışarıda bırakıp eve girince tebessüm edin.
8. Ailenizle muhabbet edin ve çocuklarınızla kısa da olsa oyun oynayın.
9. Acil olmadıkça eve iş getirmeyin ve telefonunuzla da meşgul olmayın.
10. Gücünüz yetiyorsa yatsıyı cemaatle kılın ve sabah namazını da düşünerek dinlenmeye geçin.”
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
”1. Sabah namazını vaktinde kılın.
2. Ayetü’l-Kürsî’yi okuyun.
3. Helal rızık ve faydalı ilim niyeti ile evden çıkın.
4. Yaptığınız işi kaliteli yapın.
5. Gözünüzü haramdan kaçırmaya çok gayret edin.
6. İnsanlarla süper geçinin ama yüz-göz de olmayın.
7. Evinize mutlu dönün; dertlerinizi dışarıda bırakıp eve girince tebessüm edin.
8. Ailenizle muhabbet edin ve çocuklarınızla kısa da olsa oyun oynayın.
9. Acil olmadıkça eve iş getirmeyin ve telefonunuzla da meşgul olmayın.
10. Gücünüz yetiyorsa yatsıyı cemaatle kılın ve sabah namazını da düşünerek dinlenmeye geçin.”
🖋 Salih Eğridere
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤63👍9🫡7🤣1
"Fakiri doyurun" diyor!
Biz ‘fakiri doyur’ diye dua ediyoruz!
"Yetime bakın" diyor!
Biz "yetimi koru" diye dua ediyoruz!
"Acize merhamet edin" diyor!
Biz "acize merhamet et" diye dua ediyoruz!
❝İyiliği gökten beklerken, yeryüzünde onun temsilcisi olmayı unutuyoruz.❞
Allah bizden istiyor, biz yine ona havale ediyoruz...
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
Biz ‘fakiri doyur’ diye dua ediyoruz!
"Yetime bakın" diyor!
Biz "yetimi koru" diye dua ediyoruz!
"Acize merhamet edin" diyor!
Biz "acize merhamet et" diye dua ediyoruz!
❝İyiliği gökten beklerken, yeryüzünde onun temsilcisi olmayı unutuyoruz.❞
Allah bizden istiyor, biz yine ona havale ediyoruz...
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤57💯8👍7😢3😱2
Meleklerin seyrettiği bir namaz kılmak ister misiniz?
O hâlde sabah namazını kaçırmayın.
Tekbir alıyorsunuz,
Melekler şahit,
Rûkuya gidiyorsunuz,
Melekler şahit,
Secde anındasınız ve yine melekler şahit...
”Çünkü sabah namazında gece ve gündüz melekleri hazır bulunur, şahit olurlar...”
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
O hâlde sabah namazını kaçırmayın.
Tekbir alıyorsunuz,
Melekler şahit,
Rûkuya gidiyorsunuz,
Melekler şahit,
Secde anındasınız ve yine melekler şahit...
”Çünkü sabah namazında gece ve gündüz melekleri hazır bulunur, şahit olurlar...”
(İsrâ / 78)
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤61🫡5
İmandaki Şüphe ile Vesvesenin Farkı:
Ebu Hureyre (r.a) der ki: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi vesellem) işittim, şöyle buyurdu:
"İnsanlar (kendi kendilerine) o kadar çok soru sorarlar ki, «Allah mahlukatı yarattı, peki Allah'ı kim yarattı?» diye sormaya başlarlar. Böylesi bir durumla karşılaşan kişi şöyle desin: «O, Allah birdir. Allah Samed' dir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.» (İhlas Sur. 1-4)
Sonra üç defa soluna tükürüp, şeytandan Allah'a sığınsın".
Kıymetli cemaat! Ba'zen kalbimizden ya da zihnimizden öyle düşünceler geçer ki, 'Acaba ben imansız mı oldum?' diye korkarız. Hiç kimseye söylemeye utandığımız, aklımızın ve hayalimizin sınırlarını zorlayan bu sorular, aslında imanımızın birer nişanesidir; çünkü hırsız boş eve girmez, hırsız değerli şeyin olduğu eve girer. Şeytan da imanı olan kalbe vesvese okları atar.
Şunu unutmayalım: Akla gelen bu tür asılsız ve çirkin sorular birer 'şüphe' değil, şeytanın vesvesesidir.
Sahabe efendilerimiz de Resûlullah Efendimiz'e gelip 'Ya Resûlallah, bazen içimizden öyle şeyler geçiriyoruz ki, onları söylemektense kül olmayı tercih ederiz' dediklerinde, Efendimiz🤍 ne buyurmuştu? 'İşte o, katıksız imanın kendisidir.' Yani o vesveseye üzülmeniz, imanınızın sağlamlığının delilidir.
Bakınız, Peygamber Efendimiz🤍 bu hadis-i şerifte âdeta bir psikolog, bir ruh hekimi gibi reçete sunuyor.
İnsan zihni sınırlıdır; mahluktur. Mahluk olan bir zihin, Hâlık'ı (Yaradan'ı) tamamen kuşatamaz. 'Onu kim yarattı?' sorusu, sınırlı aklın sonsuz olanı kavrama çabasının bir çıkmazıdır. Çünkü her yaratılanın bir başlangıcı vardır, ama Allahu Teâlâ ezelîdir; evveldir, ahirdir.
"...Kim böyle bir şeyi hissederse hemen 'Âmentü billâh' (Allah’a iman ettim) desin." Hadis-i Şerîf
Rabbim kalplerimizi vesveselerden, zihinlerimizi batıl düşüncelerden muhafaza eylesin🤲🏻
Cuma'nın Hayrı ve Bereketi Üzerimize Olsun Tefekkürlü Cum'alar!🇹🇷
Ebu Hureyre (r.a) der ki: Resûlullah'ı (sallallahu aleyhi vesellem) işittim, şöyle buyurdu:
"İnsanlar (kendi kendilerine) o kadar çok soru sorarlar ki, «Allah mahlukatı yarattı, peki Allah'ı kim yarattı?» diye sormaya başlarlar. Böylesi bir durumla karşılaşan kişi şöyle desin: «O, Allah birdir. Allah Samed' dir. O, doğurmamış ve doğmamıştır. Onun hiçbir dengi yoktur.» (İhlas Sur. 1-4)
Sonra üç defa soluna tükürüp, şeytandan Allah'a sığınsın".
{Ebu Dâvud 4722* Sahîhu'-Câmi 8182}
Kıymetli cemaat! Ba'zen kalbimizden ya da zihnimizden öyle düşünceler geçer ki, 'Acaba ben imansız mı oldum?' diye korkarız. Hiç kimseye söylemeye utandığımız, aklımızın ve hayalimizin sınırlarını zorlayan bu sorular, aslında imanımızın birer nişanesidir; çünkü hırsız boş eve girmez, hırsız değerli şeyin olduğu eve girer. Şeytan da imanı olan kalbe vesvese okları atar.
Şunu unutmayalım: Akla gelen bu tür asılsız ve çirkin sorular birer 'şüphe' değil, şeytanın vesvesesidir.
Sahabe efendilerimiz de Resûlullah Efendimiz'e gelip 'Ya Resûlallah, bazen içimizden öyle şeyler geçiriyoruz ki, onları söylemektense kül olmayı tercih ederiz' dediklerinde, Efendimiz
Bakınız, Peygamber Efendimiz
İnsan zihni sınırlıdır; mahluktur. Mahluk olan bir zihin, Hâlık'ı (Yaradan'ı) tamamen kuşatamaz. 'Onu kim yarattı?' sorusu, sınırlı aklın sonsuz olanı kavrama çabasının bir çıkmazıdır. Çünkü her yaratılanın bir başlangıcı vardır, ama Allahu Teâlâ ezelîdir; evveldir, ahirdir.
"...Kim böyle bir şeyi hissederse hemen 'Âmentü billâh' (Allah’a iman ettim) desin." Hadis-i Şerîf
(Müslim, Îmân 214)
Rabbim kalplerimizi vesveselerden, zihinlerimizi batıl düşüncelerden muhafaza eylesin🤲🏻
Cuma'nın Hayrı ve Bereketi Üzerimize Olsun Tefekkürlü Cum'alar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤44🤣1
"Allah'ın kullarına karşı hüsn-ü zan sahibi ol! Böyle olursan birçok yorgunluktan kurtulursun."
Kalbi kin ve şüpheden arındırmanın en güzel yolu hüsn-ü zandır. Güne ruhumuzu hafifleterek başlayalım.
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
Hz. Ali (radıyallâhu anh)
Kalbi kin ve şüpheden arındırmanın en güzel yolu hüsn-ü zandır. Güne ruhumuzu hafifleterek başlayalım.
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤48❤🔥2
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤1
Bazıları seni dindar (takvâlı) sayar;
Bazıları ise seni günahkâr sayar;
Bazıları seni ahlâklı sayar;
Bazıları ise seni yalancı sayar...
Kendi nefsini yalnızca sen bilirsin. Ve seninle Allah arasında da sır olan bazı şeyler vardır.
Bu nedenle, seni övenlerin övgüleri seni aldatmasın;
Ve seni suçlayanların suçlamaları seni üzmesin.
Halkın övgüsü de yergisi de geçicidir. Esas olan, kulun defterindeki gerçektir:
Hayırlı Sabahlar!🇹🇷
Bazıları ise seni günahkâr sayar;
Bazıları seni ahlâklı sayar;
Bazıları ise seni yalancı sayar...
Kendi nefsini yalnızca sen bilirsin. Ve seninle Allah arasında da sır olan bazı şeyler vardır.
Bu nedenle, seni övenlerin övgüleri seni aldatmasın;
Ve seni suçlayanların suçlamaları seni üzmesin.
Halkın övgüsü de yergisi de geçicidir. Esas olan, kulun defterindeki gerçektir:
Hayırlı Sabahlar!
Please open Telegram to view this post
VIEW IN TELEGRAM
❤30😢1